<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Prensipli Haber, Kaliteli İçerik!</title>
        <link>https://www.ajansyedisekiz.com/</link>
        <description>Karabük&#039;ün son dakika haberleri ve günün en son haber başlıkları güncel gelişmeler ve ekonomi, magazin, gündem, siyaset, spor,  Karabükler ile ilgili daha bir çok  haber içeriği
bulabileceğiniz doğru bilgi kaynağınız. Prensipli Haber, Kaliteli İçerik!</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Laf Olsun Diye Değil, İz Kalsın Diye!</title>
                <category>Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/laf-olsun-diye-degil-iz-kalsin-diye-40</link>
                <author>bilgi@sinanergul.com.tr (Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/laf-olsun-diye-degil-iz-kalsin-diye-40</guid>
                <description><![CDATA[Laf Olsun Diye Değil, İz Kalsın Diye!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bu Çağda Kirlenmemek, En Radikal Eylemdir!</p>

<p>Biz bu çürüyen dünyayı sevmiyoruz.</p>

<p>İçimiz onu sevecek kadar bozuk değil.</p>

<p>Yozlaşmanın kanıksandığı, gücün erdemi ezdiği, zorbalığın sıradan bir iletişim diline dönüştüğü bu çağda bu dünyayı sevmemek zayıflık değildir.&nbsp;</p>

<p>Bu düzene benzemeyi reddeden bir usun bilinçli, uyanık, ısrarcı tavrıdır.</p>

<p>Ama asıl tehlike zorbalığın varlığı değil.</p>

<p>Asıl tehlike, ona alışan insanların çoğalmasıdır.</p>

<p>Bir şehir sabaha karşı bombalanır. Duvarlar çöker, sirenler susmaz, bir çocuğun ayakkabısı enkazın kenarında tek başına kalır.</p>

<p>Kameralar yetişir; dumanın içinden taşınan küçük bedenler birkaç saniyeliğine ekranlara düşer. Spiker sesi titrememeye çalışarak “gerilim tırmanıyor” der. Biz başımızı sallarız. Bir an üzülür, sonra hayatımıza döneriz.</p>

<p>O gün ölen sadece çocuklar değildir; o görüntüyü izleyip hiçbir şey değişmemiş gibi devam edenlerin içinden de bir parça eksilir.</p>

<p>Savaş uzak bir coğrafyada patlamaz sadece; alışkanlığın başladığı yerde de patlar. Ve her “yapacak bir şey yok” cümlesi, düşen bir bombanın sessiz yankısıdır.</p>

<p>Kirlenme böyle başlar.</p>

<p>Büyük suçlarla değil, küçük susuşlarla.&nbsp;</p>

<p>Önce alışırız, sonra normal deriz.&nbsp;</p>

<p>Sonunda kötülük düzen olur; biz de o düzenin sessiz taşıyıcısı.</p>

<p>Çığlık atıyorlar, biz susuyoruz — ve o sessizlik, en gür haykırışa dönüşüyor. Biri eziliyor, "öyle işte" diyoruz — sanki "öyle işte" demek, kaybedilen savaşın mağrur barış elçisiymiş gibi.&nbsp;</p>

<p>Linç dalgası yükseliyor, kenara çekiliyoruz — ama kenarda durmak da bir tercih, en kirli tercih bazen.</p>

<p>Ve her seferinde içimizden bir şey gidiyor. Fark etmeden. Yavaş yavaş. Tıpkı güneşin altında eriyen bir buz kütlesi gibi — bitmeden önce en çok parlarken yok olur.</p>

<p>Kötülük sıradanlaştığında artık kötülük gibi görünmez. Sadece "hayatın gerçeği" olur. Peki ya hayatın gerçeği, gerçeğin ölümüyse?</p>

<p>İnsan kendi hakikatini dayatılanı kabullenerek değil, yozlaşmaya direnerek korur.</p>

<p>Çünkü bazen en büyük cesaret, herkesin aktığı o karanlık nehre set vurmaktır. Yüzmeyi bilmek değil, o kirli akıntının parçası olmayı reddetmektir asıl marifet.</p>

<p>Kalabalıklar bağırırken susmak bir çeşit konuşmaktır.&nbsp;</p>

<p>Linç anında geri çekilmek, eller kanda olmasa da ellerin kana bulaşmasıdır.</p>

<p>Bunlar küçük tercihler değil. Bunlar kim olduğumuzu belirleyen, bizi yavaşça öldüren ya da yavaşça dirilten anlardır.</p>

<p>Kirlenmek kolaydır.</p>

<p>Alkış getirir. Yükseltir. Rahatlatır.&nbsp;</p>

<p>"Gerçekçi" olduğunun kanıtı sayılır. Bu çağda en tehlikeli şey temiz ellerin kirli görünmesi, kirli ellerin ise parlaması değil midir?</p>

<p>Kirlenmemek ise bedel ister: yalnızlık, dışlanma, "fazla duyarlı" ya da "naif" damgası.&nbsp;</p>

<p>Bu çağda temiz kalmak, neredeyse bir ayıp sayılıyor. Temizlik artık bir erdem değil, bir acemilik belgesi.</p>

<p><br />
Ama yine de.</p>

<p>Şair Hasan Hüseyin'in dediği gibi:<br />
&nbsp;"Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz."</p>

<p><br />
Zira en güçlü isyan bazen bir haykırış değil, bir duruştur.&nbsp;</p>

<p>Ve yenilgiye rağmen temiz kalmak; belki de tek gerçek zaferdir.</p>

<p>Çünkü bazı yenilgiler, kazanılanların en şereflisidir.</p>

<p>O yüzden diyoruz ki;</p>

<p>"Bu çağda kirlenmemek, belki de yapılabilecek en radikal eylemdir."</p>

<p>Unutmayın;</p>

<p>“Temiz kalmak hâlâ mümkün!</p>

<p>Hoşça kalın...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 18:10:06 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/01/sinan-ergul-1737119143.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tersine Akan Bir Sabahın Hikâyesi.</title>
                <category>Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/tersine-akan-bir-sabahin-hikayesi-39</link>
                <author>bilgi@sinanergul.com.tr (Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/tersine-akan-bir-sabahin-hikayesi-39</guid>
                <description><![CDATA[Tersine Akan Bir Sabahın Hikâyesi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tersine Akan Bir Sabahın Hikâyesi.</p>

<p>Bir sabah...&nbsp;</p>

<p>Şehir henüz uyanmamıştı. Aynanın karşısına geçtim. Gördüğüm yansıma ben değildim. Tanıdık ama bir o kadar da yabancı bir memleket bakıyordu bana aynanın içinden.&nbsp;</p>

<p>Göz göze geldik. Bir adım attım ve gerçekliğin ters aktığı bir dünyanın içine düştüm.</p>

<p>Artık aynanın içindeydim.</p>

<p>Burada takvim işlemez, söz kıymet görmez. İyi olan değil, güçlü olan kazanır. Haklı ses susar; yüksek ses haklıymış gibi görünür. Herkes tanıdık gelir ama hiçbiri adıyla çağrılmaz.</p>

<p>Zaman başka türlü işler.&nbsp;</p>

<p>Söz maddeye, bakış yargıya dönüşür. Herkes çember çizer, kimse ileri gitmez.&nbsp;</p>

<p>Geri dönmek ise yasaktır; çünkü geçmişin tecrübesi akla getirilemez!</p>

<p>Usulca yürüdüm.&nbsp;</p>

<p>Derinleştikçe bu dünyanın çürümüş akışı netleşti.&nbsp;<br />
Bir kavşağa vardım. Dört yol vardı:</p>

<p>İlki: tabela doluydu ama yönsüz,</p>

<p>İkincisi: çiçekliydi ama köksüz,</p>

<p>Üçüncüsü: ışıklıydı ama gölgesiz,</p>

<p>Dördüncüsü: sessizdi… ama orada bir çift göz bana bakıyordu.</p>

<p>Sessiz yola yöneldim. Sessizliğin içinden yüzler belirmeye başladı.</p>

<p>İlk karşılaştığım kişi, sürekli koşuyordu. Ütülü ceketi, süslü kravatı, parlak ayakkabısı… Elinde ajanda, dilinde ezbere sözler:&nbsp;</p>

<p>“Yetişiyoruz! Bu iş tamam! Projeler hazır!”</p>

<p>Ama nereye yetiştiğini kimse bilmiyordu. O, Mavi Kıravatlı Tilki’ydi. Poz vererek koşuyor ama bir yere varmıyordu. Arkasında bulunanlar ise sadece tozunu yutarak mutlu oluyordu.</p>

<p>Henüz onun silueti kaybolmadan, yoğun bir duman sardı etrafı.</p>

<p>Yüksekçe bir koltukta nargile tüttüren biri oturuyordu.&nbsp;</p>

<p>Gözleri yarı açık, dudaklarında tembel bir gülümseme:&nbsp;</p>

<p>Sürekli “Sen kimlerdensin?” diye soruyordu.</p>

<p>Ama ne cevabı vardı, ne de merakı...</p>

<p>Yol sorulunca nargileyi çekiyor, mesele sorulunca dumanını üflüyor, dert anlatıldığında ise koltuğa biraz daha gömülüyordu.&nbsp;</p>

<p>Bu, Nargileli Tırtıl’dı. Rahatından ödün vermeyen, ilgisizliğini ‘edaya’ dönüştüren bir temsilciydi.</p>

<p>Birden bir uğultu duydum. Sesin geldiği yöne yöneldim.&nbsp;</p>

<p>Bir çay masasında buldum kendimi.&nbsp;</p>

<p>Sandalyeler doluydu ama bardaklar boş. Masada Mart Tavşanı ile Yaşlı Karga oturmuş, zamansız bir çay saatine sıkışmışlardı.</p>

<p>Konuşmalar vardı ama konu yoktu. Sonsuz bir toplantının sınırsız uğultusu içindeydiler.&nbsp;</p>

<p>Anlamlı kalabalığın anlamsız nezaketi…&nbsp;</p>

<p>Kararlar alınmıyor, sadece boş bardak karıştırılıyordu. Orada zaman, lafın içinde kaybolmuştu. Bu döngünün adını “istişare” koymuşlardı ama aslında toplantı değil, bir tatmin töreniydi bu.</p>

<p>Masadan ayrıldım, sıkılmıştım. Sessiz bir köşeye doğru yürüdüm.&nbsp;</p>

<p>Biraz ileride biri duruyordu.&nbsp;<br />
Atı yorgun, zırhı paslı... ama başı hâlâ dimdikti. Kılıcı yoktu, elinde sadece bir kitap…</p>

<p>Bu, Beyaz Börklü bir Nökerdi.&nbsp;</p>

<p>Haklıydı ama yalnızdı, doğruydu ama tekti, güçlüydü ama silahsızdı. Saatlerce onu dinledim. Sesi değil, sessizliği yankı buluyordu.&nbsp;</p>

<p>Çünkü burada doğrular, boğuluyordu. Boğanlar ise karanlığın acımasız çıkar bekçileriydi!</p>

<p>Birden kulaklarımı yırtan bir feryat duydum: “Kellesini alın!”</p>

<p>Bu sesi tanıdım. Tahtında oturan Kasketli Aslan'dı bu. Bağırarak hüküm veriyor, korkuyla hizaya getiriyordu herkesi. Her sözü emirdi, her bakışı tehdit.&nbsp;</p>

<p>Kalabalık alkışlıyordu... alkışlıyordu ama gözler başka tarafa dönük.</p>

<p>O, otoritenin sesi olmuştu — sesi yüksek ama sözü hafifti.</p>

<p>Kral uzaklaşırken iki gölge belirdi:&nbsp;</p>

<p>Çıngıraklı yılan ve Asabi gelincik. Sürekli kavga ediyorlardı.&nbsp;</p>

<p>Ne için mi?&nbsp;</p>

<p>Kendileri de bilmiyordu. Sadece karşıt olmak için karşıydılar.&nbsp;</p>

<p>Tükenmez bir tartışma; sebesiz akılsız manasız!</p>

<p>Bu döngü, girenlere her şeyi unutturuyordu. Burda mutlu olmak isteyenlerin anahtarı cehaletti!</p>

<p>Susadım. Yorulmuştum bir duvara yaslandım...</p>

<p>O anda yüksekten biri seslendi:</p>

<p>“Kelimeler, onlara ne anlam verirsem onu taşır.”</p>

<p>Renk Değiştiren Bukalemun’du bu. Anlamları bükmekte ustaydı.&nbsp;</p>

<p>Kelimeleri çıkarına göre eğip çeviriyor, hakikati cümle oyunlarında boğuyordu. Destekçileri&nbsp; “işte haber budur” diyerek övünüyorlardı.</p>

<p>Gözüm daha da yukarı kaydı.&nbsp;</p>

<p>Kriket oynayanları gördüm.&nbsp;</p>

<p>Leylekler sopa, kirpiler top…&nbsp;</p>

<p>Her şey saçmaydı ama herkes bu oyunu ciddiyetle oynuyordu.</p>

<p>Kuralsızlığa “düzen”, sömürüye “sistem” diyorlardı.&nbsp;</p>

<p>Ciddiyetsiz oyun kurucuların ciddi oyuncuları, tiksinmiştim hemen uzaklaştım.</p>

<p>Sonra üç bacaklı bir kedi belirdi.&nbsp;</p>

<p>Sessizce yaklaştı. Gözleriyle derinlemesine baktı, yavaşça kayboldu. Sadece gülümsemesi kaldı.</p>

<p>“Kim bu?” dedim. “ Sekiz” dediler. Bir canı gitmiş...</p>

<p>Ve kulağıma fısıldayan sesini işittim sekiz'in!</p>

<p>“Zihnini besle.”</p>

<p>Birden kendimi yine aynanın karşısında buldum.&nbsp;</p>

<p>Şehir hâlâ uyanmamıştı, ya da hala uyuyan şehirdekilerdi...</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Zihnini besle!<br />
Çünkü gölgeyi tanımayanın ışığı da başkasına aittir.</p>

<p>Hoşça kalın...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 13:08:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/01/sinan-ergul-1737119143.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haftanın Maçlarına Kısa Bir Bakış  Sahaya çıkmadan önce oyunu okumak, skordan önce niyeti görmek gerekir.</title>
                <category>Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/haftanin-maclarina-kisa-bir-bakis-sahaya-cikmadan-once-oyunu-okumak-skordan-once-niyeti-gormek-gerekir-38</link>
                <author>koksal@ajansyedisekiz.com (Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/haftanin-maclarina-kisa-bir-bakis-sahaya-cikmadan-once-oyunu-okumak-skordan-once-niyeti-gormek-gerekir-38</guid>
                <description><![CDATA[Haftanın Maçlarına Kısa Bir Bakış  Sahaya çıkmadan önce oyunu okumak, skordan önce niyeti görmek gerekir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Haftanın Maçlarına Kısa Bir Bakış</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sahaya çıkmadan önce oyunu okumak, skordan önce niyeti görmek gerekir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu hafta futbolun vitrini, beklentiler ve olası senaryolar üzerinden şekilleniyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Çaykur Rizespor – Galatasaray: Liderin Rize Yolculuğu</p>

<p>8 Şubat Pazar | 17:00</p>

<p>Rize deplasmanları her zaman fiziksel olarak yıpratıcıdır. Ancak Galatasaray, oyunun kontrolünü kurduğu anlarda fark yaratabilecek kaliteye sahiptir.</p>

<p>Bu maçta Galatasaray’ın tempoyu belirleyen taraf olmasını bekliyorum. Sarı-kırmızılılar, Rize deplasmanından galibiyetle dönecektir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Fenerbahçe – Gençlerbirliği: Kadıköy’de Hata Payı Yok</p>

<p>9 Şubat Pazartesi | 20:00</p>

<p>Fenerbahçe’nin Kadıköy’de puan kaybına hiç tahammülü yok. Özellikle Asensio’nun formu, takıma ayrı bir hava katmış durumda. Fenerbahçe’nin baştan sona domine edeceği bir maç.</p>

<p>Net bir galibiyet ve muhtemelen gol yemeden tamamlanacak bir 90 dakika bizi bekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;Beşiktaş – Alanyaspor: Kartal’dan Galibiyet Sözü</p>

<p>8 Şubat Pazar | 20:00</p>

<p>Beşiktaş, son haftalarda oyun istikrarı yakalamakta zaman zaman zorlanmasına rağmen mücadele gücüyle sonuç almayı başarıyor. Alanyaspor ise geçiş oyunlarında etkili olabilen, hızlı hücum tehdidi bulunan bir takım.</p>

<p>Beşiktaş’ın iç saha avantajı ve reaksiyon gücü, siyah-beyazlıları maçın favorisi konumuna getiriyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Samsunspor – Trabzonspor: Karadeniz’de Zorlu Viraj</p>

<p>7 Şubat Cumartesi | 20:00</p>

<p>Karadeniz derbisi niteliği taşıyan bu karşılaşmalarda mücadele seviyesi her zaman yüksek olur.</p>

<p>Trabzonspor tempo yakaladığında etkili hücumlar geliştirebiliyor; ancak oyun kontrolünü kaybettiği bölümlerde savunma zaafları yaşayabiliyor. Samsunspor ise iç sahada agresif ve tempolu oynayan bir ekip.</p>

<p>Orta saha mücadelesinin sonucu belirleyeceği, dengeli bir karşılaşma olur. Her sonuca açık bir maç bizleri bekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>“Ne demiştik değerli okurlar; skordan önce niyeti görmek gerekir. Yeni bir mesele, yeni bir bakışla buluşmak üzere.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hoşçakalın....</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2026/02/huseyin-koksal-strateji-is-gelistirme-direktoru-1769966604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öngörüler Karşılık Buldu, Saha Yazıyı Doğruladı!</title>
                <category>Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ongoruler-karsilik-buldu-saha-yaziyi-dogruladi-37</link>
                <author>koksal@ajansyedisekiz.com (Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ongoruler-karsilik-buldu-saha-yaziyi-dogruladi-37</guid>
                <description><![CDATA[Öngörüler Karşılık Buldu, Saha Yazıyı Doğruladı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Geçen hafta sahaya yansıyan oyun, bu köşede kurulan cümlelerle örtüştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Kısa ama profesyonel bir değerlendirme yapalım:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Galatasaray: “Farklı kazanır” beklentisi tam isabetti. Oyun erken çözüldü, skor bunu net biçimde doğruladı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Trabzonspor: Denge vurgusu yerindeydi. 1-1’lik sonuç, yazıda çizilen senaryonun doğal karşılığı oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fenerbahçe: Deplasmanda kontrollü galibiyet beklentisi sahaya yansıdı. Oyun planı ve skor birbiriyle örtüştü.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Beşiktaş: “Bir şekilde kazanır” ifadesi tam karşılığını buldu. Zorlanan bir oyun, ancak haneye yazılan 3 puanla tamamlandı.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Gelecek köşede, başka bir meseleyle yeniden birlikteyiz, şimdilik hoşçakalın...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 18:31:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2026/02/huseyin-koksal-strateji-is-gelistirme-direktoru-1769966604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zirve Yarışı Alev Aldı!</title>
                <category>Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/zirve-yarisi-alev-aldi-36</link>
                <author>koksal@ajansyedisekiz.com (Hüseyin Köksal / Strateji &amp; İş Geliştirme Direktörü)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/zirve-yarisi-alev-aldi-36</guid>
                <description><![CDATA[Zirve Yarışı Alev Aldı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Zirve Yarışı Alev Aldı!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Dört büyüklerin bu kritik haftadaki saha içi röntgeni ve beklenen senaryoları.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Süper Lig’de 20. hafta kapıda ve şampiyonluk yarışı artık hata kabul etmiyor. İşte 4 büyüklerin bu kritik haftadaki saha içi röntgeni ve beklenen senaryolar:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>? Galatasaray - Kayserispor: RAMS Park'ta Baskı Rejimi</p>

<p>1 Şubat Pazar | 20:00</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Galatasaray, evinde Kayserispor’a karşı tarihsel bir üstünlüğe sahip. Aslan’ın iç sahadaki baskılı oyununa Kayseri savunmasının 90 dakika direnmesi oldukça zor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Galatasaray iç sahada oyunu kontrol eden, tempoyu belirleyen bir takım kimliğiyle sahaya çıkıyor. Taraftar desteğiyle birlikte rakibini kendi yarı sahasına hapsedebilen bir takım.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Maça çok hızlı başlayacaklarını ve en az iki, üç farklı galibiyet geleceğini düşünüyorum.</p>

<p>Kocaelispor - Fenerbahçe: Telafi Zamanı</p>

<p>2 Şubat Pazartesi | 20:00</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Fenerbahçe için artık puan kaybı lüks değil. Zorlu Körfez deplasmanında sadece 3 puan değil, güven tazelemek de şart.</p>

<p>Bu haftaki karşılaşmada belirleyici unsur, baskının sürekliliği olacak. Fenerbahçe oyunu rakip sahada tutabilirse kazanır; kontrolü kaybederse maç zorlaşır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sarı Lacivertliler, bireysel kaliteyle düğümü çözecek ve bu zorlu virajdan galibiyetle dönecektir. Güzel bir maç bizleri bekliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Beşiktaş - Konyaspor: Tüpraş Stadyumu’nda Yeni Sayfa</p>

<p>31 Ocak Cumartesi | 20:00</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Beşiktaş adına en kritik başlık istikrar.</p>

<p>Maçlara iyi başlayan siyah-beyazlılar, oyun devamlılığını sağlamakta zorlanıyor. Tribün baskısı ve skor beklentisi, oyunu zaman zaman olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Bu hafta alınacak bir galibiyet, puan kadar oyuncu grubuna güven kazandırma anlamı taşıyacak. Siyah-beyazlılar, iç saha avantajını kullanarak oyunun kontrolünü elinde tutacak ve galip gelen taraf olacak.</p>

<p>Antalyaspor - Trabzonspor: Akdeniz’de Taktik Savaşı</p>

<p>30 Ocak Cuma | 20:00</p>

<p>Trabzonspor, tempoyu yükselttiği anlarda rakipleri için ciddi bir tehdit. Ancak oyun kontrolü kaybedildiğinde savunma zaafları ortaya çıkıyor.</p>

<p>Orta saha mücadelesinin belirleyici olacağı bu maçta, dengeyi koruyan taraf avantaj sağlar.Trabzonspor için ana hedef, oyunu mümkün olduğunca kendi ritminde oynamak.</p>

<p>Antalyaspor düşme hattının hemen üzerinde; böyle maçlarda alınacak her puan onlar için değerli.</p>

<p>Zorlu bir maç bizleri bekliyor; maçın büyük kısmının dengeli geçmesini ve olası beklentim: 1-1 veya 1-2 Trabzonspor galibiyeti.</p>

<p>Gelecek köşede, başka bir meseleyle yeniden birlikteyiz, şimdilik hoşçakalın...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 17:23:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2026/02/huseyin-koksal-strateji-is-gelistirme-direktoru-1769966604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karabük’te Sessiz Bir Moda Yükseliyor!</title>
                <category>Yener Demirci / Stil ve İmaj Danışmanı</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukte-sessiz-bir-moda-yukseliyor-35</link>
                <author>yenerdemirci@ajansyedisekiz.com (Yener Demirci / Stil ve İmaj Danışmanı)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukte-sessiz-bir-moda-yukseliyor-35</guid>
                <description><![CDATA[Karabük’te Sessiz Bir Moda Yükseliyor!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük’te moda var.</p>

<p>Hem de kimsenin yüksek sesle söylemediği bir moda.</p>

<p>Karabük’ün sokaklarından yükselen yeni bir tarz; sessiz, sade ve özgün bir moda dili.</p>

<p>Bir şehir bazen sadece sanayisiyle değil, duruşuyla da anılmak ister.</p>

<p>Benim için Karabük tam olarak böyle bir şehir; emeğin, sadeliğin ve kendi içinde saklı bir zarafetin şehri.</p>

<p>Ve bu zarafetin kalbi, sokaklarında yaşayan insanlarda atıyor.</p>

<p>Sabahları kepenklerin yeni kalktığı o ilk saatlerde vitrinin önünden geçen insanlara bakarım.</p>

<p>Kimi aceleyle yürür, kimi durup yansımasına göz ucuyla bakar.<br />
O kısa anda anlarım — herkesin içinde bir tarz duygusu vardır, sadece cesaret ister.</p>

<p>Benim yolculuğum, Karabük’ün eski sokaklarında başladı.</p>

<p>O sokaklarda geçmişin el işçiliğiyle bugünün sade çizgilerini buluşturmak istedim.</p>

<p>Bir yanda zamana meydan okuyan taş duvarlar, diğer yanda modern bir gömleğin içinde gizli bir karakter…</p>

<p>İşte benim modam tam da burada doğdu: sessiz ama kararlı.</p>

<p>Yıllardır insanlar bana “Burada moda olur mu?” diye sordu.<br />
Benim cevabım hep aynı oldu:</p>

<p>&nbsp;“Moda, nerede bir duruş varsa oradadır.”</p>

<p>Bir pazarcının ütülü gömleğinde, bir ustanın sabah kahvesindeki özeninde, bir öğrencinin ikinci el ceketinde…</p>

<p>Moda oralardadır. Çünkü moda bir yarış değil, bir ifade biçimidir.</p>

<p>Bir gömleğin yakası, bir pantolonun kırığı, bir bakışın dinginliği…</p>

<p>Hepsi bir insanın kim olduğunu anlatır.</p>

<p>Bugün Yenerdemircifashion adıyla çıktığım bu yolda, amacım sadece kıyafet göstermek değil; bir şehirde modanın da zarafetle var olabileceğini kanıtlamak.</p>

<p>Ben bu şehre inanıyorum.</p>

<p>Karabük artık sadece demirle değil, tarzla da anılacak.</p>

<p>Benim adım Yener Demirci.</p>

<p>Ben bu şehrin moda hikayesini yazıyorum — inançla.</p>

<p>Karabük’te moda konuşulmuyor — yaşanıyor.</p>

<p><br />
Şimdilik hoşçakalın güzel memleketimin şık insanları...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Nov 2025 13:52:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/11/yener-demirci-1762545075.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karabük\&#039;ün Üniversite Gerçeği!</title>
                <category>Orkun Ayten / Genel Koordinatör</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukun-universite-gercegi-34</link>
                <author>orkun@ajansyedisekiz.com (Orkun Ayten / Genel Koordinatör)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukun-universite-gercegi-34</guid>
                <description><![CDATA[Karabük\'ün Üniversite Gerçeği!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karabük’ün Üniversite Gerçeği!</strong></p>

<p>Bir üniversite düşünün…<br />
Kurulduğu şehirle bütünleşmiş, gençlerin hayallerine yön vermiş, akademiyi sokağın diliyle barıştırmış.</p>

<p>Sonra bir gün, o üniversitenin adı artık başarılarla değil, tartışmalarla, kuşkularla anılmaya başlamış.</p>

<p>Ve şimdi…<br />
Aynı üniversite, yeniden ayağa kalkıyor.<br />
<strong>Sessiz ama sağlam adımlarla.</strong></p>

<p><strong>Karabük Üniversitesi</strong>, Türkiye'nin genç ama potansiyeli yüksek üniversitelerinden biri.<br />
<strong>Rahmetli Prof. Dr. Burhanettin Uysal</strong> döneminde bu potansiyel, bir vizyona dönüşmüş; üniversite hızla büyüyerek bölgenin parlayan yıldızlarından biri hâline gelmişti.</p>

<p>Bilim konuşuluyor, şehir üniversiteyle gurur duyuyordu.<br />
Karabük, akademiyle birlikte kendini de dönüştürüyordu.</p>

<p>Ancak bu yükseliş, ne yazık ki sonraki dönemde ciddi bir sarsıntıya uğradı.<br />
<strong>Yabancı öğrenci politikalarına dair kamuoyuna yansıyan bazı uygulamalar</strong>, üniversitenin kamu güveninde yara almasına neden oldu.</p>

<p>Yerel basında ve şehirde uzun süre dillendirilen bazı iddialar, üniversitenin isminin ulusal düzeyde de tartışılmasına yol açtı.<br />
Süreçle ilgili çeşitli değerlendirmeler yapıldı, kamu vicdanında soru işaretleri oluştu.</p>

<p><strong>Üniversiteye ve Karabük’e yakışmayan bu tablo, uzun süre hafızalarda kaldı.</strong></p>

<h2><strong>Yeni Dönem, Yeni Umut: Fatih Kırışık</strong></h2>

<p>İşte bu karmaşa ortamında göreve gelen isim oldu: <strong>Prof. Dr. Fatih Kırışık.</strong><br />
Ve Karabük Üniversitesi’nde taşlar yeniden yerinden oynamaya başladı.</p>

<p>Akademik yapı yeniden düzenlendi, <strong>liyakat esas alındı</strong>, <strong>denetim mekanizmaları güçlendirildi</strong>.<br />
Üniversitenin rotası yeniden <strong>bilimsel başarıya</strong> çevrildi.</p>

<p><strong>SCImago sıralamasında sosyal bilimler alanında 35 basamak birden yükseliş</strong><br />
<strong>Doç. Dr. Selçuk Atay</strong>, “Yeni Türk Edebiyatı” alanında <strong>Türkiye birincisi</strong> oldu<br />
<strong>Doç. Dr. Samet Uslu</strong>, “Gasoline (Yakıt)” uzmanlık alanında <strong>dünyanın en başarılı akademisyeni</strong> seçildi<br />
<strong>Prof. Dr. Okan Ünal</strong>, “Yüzey Modifikasyonu” alanında <strong>dünyada 6. sırada</strong> yer aldı<br />
<strong>Prof. Dr. Dursun Özyürek</strong>, “Mekanik Alışımlama” alanında <strong>dünyada 10. sıraya</strong> yükseldi<br />
<strong>Akademik Başarı Ödülleri</strong> ile bilimsel üretkenlik ve performans desteklendi<br />
<strong>Sosyalfest</strong>, öğrenci kulüpleri ve sosyal projelerle üniversiteye dinamizm kazandırıldı</p>

<p><strong>Bu başarılar tesadüf değil; kararlı bir yönetim anlayışının, bilimsel liyakatin ve sistemli çalışmanın sonucudur.</strong><br />
<strong>Kırışık’ın yönetiminde Karabük Üniversitesi</strong>, yeniden konuşulmaya, yeniden saygı görmeye başladı.</p>

<h2><strong>Sorunlar Bitmiş mi? Hayır. Ama Artık Gözler Açık.</strong></h2>

<p>Bugün üniversite çevresinde, sosyal hayatla ilgili bazı yakışıksız davranış iddiaları yine kamuoyunun gündeminde.<br />
<strong>Bazı akademisyenlerin unvanlarını kullanarak öğrenci-öğretim ilişkisi sınırlarını zorlayan tavırlar</strong> sergilediğine dair sosyal çevrede dile getirilen yorumlar dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu tür tutumların üniversite kimliğine gölge düşürdüğü açık.<br />
Ancak Karabük kamuoyu artık şu noktada hemfikir:<br />
<strong>Fatih Kırışık bu tip uygunsuzluklara asla göz yummayacak bir yöneticidir.</strong></p>

<p><strong>Onun akademik disiplini ve yönetsel kararlılığı</strong>, Karabük Üniversitesi’ni bu bulanıklıklardan arındıracak güce sahiptir.</p>

<h2><strong>Sadece Rektör Değil, Şehrin İçinden Biri</strong></h2>

<p>Fatih Kırışık’ı farklı kılan bir başka özellik ise kısa sürede Karabük ile kurduğu sıcak ve samimi bağ.<br />
O, sadece bir makam insanı değil; aynı zamanda bu şehrin sokağını, nabzını bilen biri.</p>

<p>Bazen bir belediye başkanıyla plan yaparken,<br />
bazen bir muhtarla mahalle sorununu konuşurken,<br />
bazen kampüste öğrencilerle otururken görmek mümkün onu.</p>

<p><strong>Yani yalnızca rektör değil; Karabük’ün evladı gibi.</strong></p>

<h2><strong>Sonuç: Onarıcı Güç ve Net Duruş</strong></h2>

<p>Geçmişteki kırılmaların bıraktığı zemin;<br />
<strong>Fatih Kırışık’ın sabırlı, ilkeli ve vizyoner yönetimiyle</strong>, yerini yeniden saygınlık ve başarıya bırakıyor.</p>

<p><strong>Yaralar sarıldı, pusula düzeldi.</strong><br />
<strong>Karabük Üniversitesi artık emin ellerde: Prof. Dr. Fatih Kırışık.</strong></p>

<p><strong>Orkun</strong> <strong>Ayten</strong> / <strong>İletişim</strong> ve <strong>Medya</strong>&nbsp;&nbsp;<strong>Uzmanı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Jun 2025 18:34:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/06/orkun-ayten-1748963962.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Her Fincanda Bir Hikaye!</title>
                <category>Alperen Bezci / Danışman Barista</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/her-fincanda-bir-hikaye-33</link>
                <author>alperen@ajansyedisekiz.com (Alperen Bezci / Danışman Barista)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/her-fincanda-bir-hikaye-33</guid>
                <description><![CDATA[Her Fincanda Bir Hikaye!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kahve Kokusu</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yeni Nesil Bir Yazı Dizisi</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu köşeden bolca kahve kokusu yükselecek…</p>

<p>Üçüncü nesil kahveciliğin ruhuna, kahvenin hikâyesine ve baristanın dünyasına birlikte yolculuk edeceğiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Yalnızca bir içeceğin değil; bir emeğin, bir kültürün, bir ustalığın izini süreceğiz.</p>

<p>Kimi zaman bir fincanın başında düşünecek, kimi zaman çekirdeğin toprağını, çiftçisini, aromasını konuşacağız.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nitelikli kahve nedir? Barista kimdir? Demleme bir sanat mıdır?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu yazı dizisinde; kahveyle ilgili merak ettiğiniz her konuyu derinlemesine ele alacak, üçüncü nesil kahve deneyimini hep birlikte irdeleyeceğiz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Her yudumda yeni bir hikâye…</p>

<p>Her satırda taze bir koku...</p>

<p>Kahve Kokusu burada başlıyor.</p>

<p>Kahve, yüzyıllardır yalnızca içilen bir içecek değil; insanlığın belleğinde yer etmiş bir ritüel, bir iletişim biçimi ve bir yaşam tarzıdır. Bugün ise bu kadim kültür, üçüncü nesil kahvecilik anlayışıyla yeni bir kimlik kazanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Üçüncü nesil kahvecilik; üretimden fincana kadar olan sürecin her aşamasında şeffaflık, kalite ve özgünlük ilkesine dayanır. Kullanılan çekirdeğin kökeninden kavrulma profiline, demleme yönteminden sunum estetiğine kadar her detay, bu bütünsel felsefenin bir parçasıdır. Yalnızca bir içecek değil, hikâyesi olan bir deneyim sunma fikri bu anlayışın merkezinde yer alır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Nitelikli kahve kavramı yalnızca iyi çekirdek seçimiyle başlamaz. Bu kavramın arkasında; bilgi, emek, şeffaflık ve özenle örülmüş bir süreç vardır. Colombia ve Etiyopya kökenli çekirdekler, bu yaklaşımın temel taşlarını oluşturur. Colombia çekirdeklerinin dengeli gövdesi ve karamelimsi tonları; Etiyopya çekirdeklerinin floral aromaları ve narenciye notalarıyla birleşerek her fincanda eşsiz bir karakter oluşturur. Her demleme, her yudum; menşeine, toprak yapısına, iklimine ve üreticisine bir saygı duruşudur.</p>

<p>Kahve kültürünün gelişmesi; sadece daha iyi çekirdekler ya da daha yeni demleme teknikleriyle değil, aynı zamanda bu süreci sahiplenen bilinçli tüketicilerle mümkündür. İnsanların yalnızca bir kahve içmek için değil; kaliteli zaman geçirmek, yeni tatlar keşfetmek ve kendilerini iyi hissetmek için tercih edeceği mekanlar, bu kültürün taşıyıcılarıdır.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Türkiye’de üçüncü nesil kahveciliği daha geniş kitlelerle buluşturmak, bu alanda farkındalık yaratmak ve sektörel gelişime katkı sunmak; bu yolda yürüyen herkesin ortak motivasyonudur. Her fincanda bir iz bırakmak ve kahvenin ruhunu en saf hâliyle yansıtmak için tutku gereklidir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Bu deneyimi yerinde yaşamak isteyenleri Safranbolu'da bulunan bölgenin ilk butik kahvecisi Coffee Nook’a beklerim.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Merak ettiğiniz konu varsa yorumlarda buluşalım✌️</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hatrınız hep 40 yıl olsun...</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 May 2025 12:27:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/05/alperen-bezci-danisman-barista-1746876430.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Az Ateş Çok Odunu Yakar!</title>
                <category>Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/az-ates-cok-odunu-yakar-32</link>
                <author>bilgi@sinanergul.com.tr (Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/az-ates-cok-odunu-yakar-32</guid>
                <description><![CDATA[Az Ateş Çok Odunu Yakar!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Az Ateş Çok Odunu Yakar!</p>

<p>Bu aralar her köşe başında bir ses.<br />
Kimi ekranda, kimi satır arasında, kimi meydanın tam ortasında.<br />
Sözler süslü, cümleler iddialı; ama geriye kalan sadece yüceltilmiş bir uğultu.<br />
Oysa gözden kaçan bir gerçek var:<br />
İyilerini susturmak istiyorsan, önce kötülerini yüksek sesle konuşturursun.</p>

<p>Ve işte olan bu.<br />
Memlekette sesin şiddeti, sözün hikmetini bastırdı.<br />
Evet, yanlış duymadınız.<br />
İyi ve iyiliği sesleyen değil, en hoyrat konuşan duyuluyor artık.<br />
Kötülük, çağın en şık maskesini takarak yürüyor; bir elinde etkileşim, diğerinde alkış.<br />
Kalabalıklar ne dediğini bilmeden alkışlıyor,<br />
hakikat ise duvar dibi sessizliğine çekilmiş.<br />
Böylece çürüme alkışlanıyor, yozlaşma pazarlanıyor<br />
ve herkes kendi yankısında fark etmeden tükeniyor.</p>

<p>Bu ses tufanının içinde birbirimize gitgide daha da sağırlaşıyoruz.<br />
İyiliği haykıran gemiye binmek yerine, sırf bu ses daha yüksek diye suda boğulmayı tercih ediyoruz.<br />
Söz çok, düşünce az; ses yüksek, anlam yitik.<br />
İyiliğe omuz vermek yerine, sesini yükselteni haklı sanıp sırtında taşıyana dönüştü kalabalık.<br />
Ve biz, birbirimizi duymadan konuşmaya devam ettik.<br />
Çünkü düşünmenin yerini artık bağırmak almıştı.</p>

<p>Zamanla bu suskunluk sıradanlaştı.<br />
Birbirimizi duymaktan vazgeçeli çok oldu.<br />
Herkes ya kendi yankısını dinler ya da yalnızca yanlı olduğu yankıda kaybolur oldu.<br />
Kısacası, düşünce gürültüye yenildi;<br />
anlam, kelimelerin kalabalığında kayboldu.<br />
İyiye kulak verilmesi gereken yerde, kötünün sesi daha güçlü diye orada saf tutuldu.<br />
Haklılık artık delil değil, desibel ister oldu.</p>

<p>İşte bu manzaranın ortasında bazı sesler özellikle parlatıldı.<br />
Bugün göğe çıkan sahte kahraman seslere bir bakın:<br />
Kaçının yüreğinde memleket?<br />
Kaçının fikrinde hizmet?<br />
Kaçının ekmeğinde alın teri var?</p>

<p>Kısacası arkadaşım,<br />
bir memleket iyinin sesini unuttuğu gün,<br />
ıssız bir tren garına döner:<br />
Yolcusuz, karanlık, soğuk ve sessiz…</p>

<p>Ve şimdi...<br />
İyi suskun ve az, kötü güçlü ve çok görünüyor.<br />
Bu sebepten, biz de diyoruz ki:<br />
Az ateş, çok odunu yakar...</p>

<p>Hoşçakalınız...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 May 2025 21:59:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/01/sinan-ergul-1737119143.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evinize Karakter Katmanın Küçük Sırları!</title>
                <category>Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/evinize-karakter-katmanin-kucuk-sirlari-31</link>
                <author>neseyilmaz@ajansyedisekiz.com (Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/evinize-karakter-katmanin-kucuk-sirlari-31</guid>
                <description><![CDATA[Evinize Karakter Katmanın Küçük Sırları!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Evinize Karakter Katmanın Sırları</strong></h1>

<p><strong>Herkese selam!</strong></p>

<p>Yeniden, bambaşka bir enerjiyle bir aradayız! Kişisel sayfama gelen mesajlar üzerine, bu yazımda <strong>basit ama etkili tasarım tüyolarından</strong> bahsedeceğim. Küçük dokunuşlarla yaşam alanlarınıza büyük farklar katabilirsiniz. Hazırsanız, başlayalım!</p>

<h2><strong>Kırlentler: Küçük Dokunuş, Büyük Değişim</strong></h2>

<p>Dekorasyonda en sevilen detaylardan biri de <strong>kırlentler</strong>! Neredeyse her kadının evin farklı köşelerinde kullanmaktan keyif aldığı bu küçük ama etkili aksesuarlar, mekânın havasını anında değiştirme gücüne sahiptir. Ancak kırlentleri rastgele seçmek yerine, belirli bir <strong>renk ve desen uyumu</strong> oluşturmak önemli.</p>

<p>Öncelikle <strong>bir renk paleti belirleyerek</strong> işe başlamalısınız. Kullanacağınız alanın büyüklüğüne göre <strong>bir veya iki ana renk</strong> seçmek, dekorasyonunuzu daha dengeli gösterecektir. Bunu desteklemek için:</p>

<ul>
	<li><strong>İri desenli büyük bir kırlent</strong>, mekâna hareket kazandırır.</li>
	<li><strong>Kontrast desenli bir kırlent</strong>, farklılık katar ve şıklığı artırır.</li>
	<li><strong>Dokulu kumaşlar</strong>, özellikle kadife veya örgü modeller, mekâna sıcak bir hava verir.</li>
</ul>

<p>Fazla sayıda ve birbirine uyumsuz kırlentler, göz yorucu bir görüntü oluşturabilir. Bunun yerine, <strong>az ama etkili seçimler yaparak</strong> mekânınızda <strong>şık ve dengeli bir atmosfer</strong> yaratabilirsiniz. Yazının ekinde bununla ilgili mini bir görsel de paylaşacağım. Kendi alanlarınıza en uygun kombinasyonu seçebilirsiniz.</p>

<h2><strong>Mekânların Gizli Kahramanı: Koku</strong></h2>

<p>Dekorasyonda sadece görselliğe odaklanmak yeterli değil. Mekânların akılda kalıcılığını artıran en önemli unsurlardan biri de <strong>koku</strong>! Bazen bir ortama girdiğimizde hissettiğimiz hoş bir koku, o mekânı zihnimize kazıyabilir. İşte tam da bu yüzden evinizin kokusunu doğru seçmek büyük bir fark yaratır.</p>

<p><strong>Giriş holü ve yaşam alanlarında</strong> kullanılan etkili bir koku, misafirlerinize unutulmaz bir deneyim sunabilir. Peki, hangi kokular hangi alanlara uygun?</p>

<ul>
	<li><strong>Giriş ve salon:</strong> Ferah ve davetkâr bir atmosfer için lavanta, narenciye veya okaliptüs kokularını tercih edebilirsiniz.</li>
	<li><strong>Yatak odası:</strong> Daha sakin ve huzurlu bir ortam için yasemin, misk veya gül gibi yumuşak esanslar mükemmel seçimlerdir.</li>
	<li><strong>Çalışma alanı:</strong> Konsantrasyonu artıran limon, nane veya çam kokuları etkili olabilir.</li>
</ul>

<p>Bu kokuları sadece esanslar aracılığıyla değil, aynı zamanda <strong>mumlar ve tütsülerle</strong> de mekâna dahil edebilirsiniz. Hem dekoratif hem de enerji dengeleyici özellikleriyle, bulunduğunuz ortamın atmosferini kişiselleştirebilir ve kendinize özgü bir dokunuş ekleyebilirsiniz.</p>

<p>Unutmayın, <strong>görsel hafızadan daha güçlü bir şey varsa, o da koku hafızasıdır!</strong> Mekânınızın karakterini belirleyen en önemli detaylardan biri de budur.</p>

<h2><strong>Son Olarak…</strong></h2>

<p>Eviniz, sizin ruhunuzu yansıtan en özel yer. Küçük dokunuşlarla büyük farklar yaratabilir, mekânlarınıza sıcaklık ve kimlik kazandırabilirsiniz. Kendi stilinizi oluşturun, cesur seçimler yapın ve yaşam alanlarınızı daha keyifli hâle getirin!</p>

<p><strong>Sevgiyle kalın, eviniz hep huzur ve güzelliklerle dolsun!</strong></p>

<p>Gelecek yazımın konusu için mesaj ve yorumlarınızı bekliyorum. Yeni fikirlerde buluşmak üzere!</p>

<p><strong>Yüksek Mimar / Neşe Yılmaz</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Mar 2025 12:30:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/nese-yilmaz-ergul-1676501363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Devlet Baba’nın Bağışı ve Oğuldan Beklentiler!</title>
                <category>Saygın Adem / Analist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/devlet-babanin-bagisi-ve-oguldan-beklentiler-30</link>
                <author>saygin@ajansyedisekiz.com (Saygın Adem / Analist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/devlet-babanin-bagisi-ve-oguldan-beklentiler-30</guid>
                <description><![CDATA[Devlet Baba’nın Bağışı ve Oğuldan Beklentiler!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Baba’nın Bağışı ve Oğuldan Beklentiler!</p>

<p>"Baba bağ bağışlamış, oğul bir salkım üzüm vermemiş."&nbsp;&nbsp;<br />
Bu söz, halkın dilinde yer etmiş, hayatın içinden süzülüp gelen bir öğüt. Son günlerde çokça duyuluyor. Çünkü bazı meseleler vardır ki, bir atasözünün içine sığıverir.</p>

<p>Bir üniversite inşa edilirken, milyonlarca lira bağış yapılmış. Büyük bir hayır, büyük bir katkı... Allah razı olsun. Ancak bir soru da beraberinde geliyor: Bu yardımlar vergiden düşülmüş müdür? Eğer öyleyse, bu bağış gerçekten bir bağış mıdır, yoksa yeni bir kazancın ilk adımı mı?</p>

<p>**Devlet Baba ve Evlatlar**</p>

<p>Bizim kültürümüzde devlet, baba olarak bilinir. Koruyan, gözeten, yol gösteren bir otorite. Peki, baba için üzüm bağı bağışlayan evlat, babasından ne bekler?</p>

<p>Bağış yapan, yalnızca iyilik yapmak için mi bağışlar, yoksa gelecekte ufak da olsa bir karşılık bekler mi? Eğer devlet bir baba ise, ona yardım eden evlat, babasına borç mu verir, yoksa onun yükünü mü hafifletir?</p>

<p>Burada sorular çoğalır:</p>

<p>- Devlet baba, evlatlarına borçlu mudur?&nbsp;&nbsp;<br />
- Bağışçı, ileride bu kurumlardan "küçük ricalar" istese, bu doğal mı karşılanmalıdır?&nbsp;&nbsp;<br />
- Bir bağış, gerçekten karşılıksız olmalı mıdır?&nbsp;&nbsp;</p>

<p>**Bağış mı, Yatırım mı?**</p>

<p>Bağış, adı üstünde bir iyilik işidir, bir karşılık beklenmez. Ama işin içine vergi avantajı, prestij, ileride talep edilebilecek ayrıcalıklar girerse, bağış hâlâ bağış mıdır?</p>

<p>Sayın Rektör’ü tanımam, ama mesele kişilerden çok anlayışlarla ilgilidir. Sonuçta bağ sahibi devlet olduğuna göre, baba da devlettir.</p>

<p>Peki, baba, evlatlarına nasıl davranmalıdır?&nbsp;&nbsp;</p>

<p>- Bağışçının beklentisi olmalı mı, olmamalı mı?&nbsp;&nbsp;<br />
- Devlet, bağış yapanlarla yapmayanlara aynı mesafede mi durmalıdır?&nbsp;&nbsp;<br />
- Eğer küçük ricalar yerine gelirse, bu bağışın anlamı değişir mi?&nbsp;&nbsp;</p>

<p>**Nereden Baktığınıza Bağlı**</p>

<p>Olan bitene nereden baktığınız, gördüğünüz manzarayı değiştirir. Bu sadece bir üniversite meselesi mi, yoksa daha büyük bir tabloyu mu işaret ediyor?</p>

<p>Bağışçılar, gerçekten iyilik için mi bağış yapar, yoksa geleceğe yatırım mı yapar?&nbsp;&nbsp;<br />
Ve en önemlisi: Devlet Baba, tüm evlatlarına eşit mi davranır, yoksa bazılarına daha mı yakın olur?</p>

<p>Cevabı, zamanı geldiğinde herkes kendi deneyimleriyle görecektir.</p>

<p>Ben hatırlattım, siz anlayın sağlıcakla..</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Feb 2025 18:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/saygin-adem-analist-1678126760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kolaylık mı, Yoksa Alışkanlık mı?</title>
                <category>Utku Mert Kanal / Fizyoterapist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/kolaylik-mi-yoksa-aliskanlik-mi-29</link>
                <author>utku@ajansyedisekiz.com (Utku Mert Kanal / Fizyoterapist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/kolaylik-mi-yoksa-aliskanlik-mi-29</guid>
                <description><![CDATA[Kolaylık mı, Yoksa Alışkanlık mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kolaylık mı, Yoksa Alışkanlık mı?</p>

<p>Günümüzde teknolojinin bize sunduğu avantajlar olduğu gibi, maalesef dezavantajları da mevcut. Bunlardan biri de hareketsiz yaşam.</p>

<p>Okurlarımızın bu konuya aşina olduğunu biliyorum, ancak bir fizyoterapist gözüyle bu başlığı biraz daha derinleştirmek istedim. Satırları dikkatle takip etmenizi öneririm çünkü bu yazı, hareketsiz yaşamın sizi dolaylı yollardan nasıl sağlık problemleriyle karşı karşıya bıraktığını hatta çoktan bırakmış olabileceğini anlamanıza yardımcı olacak.</p>

<p>Teknolojinin Kolaylıkları ve Gizli Zararları!</p>

<p>Teknolojinin getirdiği kolaylıklar gerçekten saymakla bitmez.&nbsp;</p>

<p>Bundan 20 yıl önce, tek bir tuşla market alışverişinin kapınıza geleceği, mağazaya gitmeden kıyafet alabileceğiniz ya da günümüzdeki yapay zeka uygulamalarıyla yüzlerce kitabı taramadan tek bir tuşla bilgiye ulaşabileceğiniz kimin aklına gelirdi?</p>

<p>Ancak, bu kolaylıkların zararları yok mu dersiniz? Hareketsiz Yaşam ve Obezitenin Tehlikeleri Günümüzde insan ömrünü kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren obezite, hiç olmadığı kadar büyük bir tehlike.&nbsp;</p>

<p>Hareketsiz yaşamın getirdiği obezite, birçok kronik hastalığa zemin hazırlıyor:</p>

<p>•Diyabet</p>

<p>•Kas-iskelet sistemi problemleri</p>

<p>•İnme</p>

<p>•Kanser</p>

<p>•Kadın sağlığı ve üreme sorunları</p>

<p>•Kalp hastalıkları</p>

<p>Ben bir fizyoterapist olarak, özellikle kas-iskelet sistemi problemlerine odaklanmak istiyorum.</p>

<p>Obezite ve Kas-İskelet Sistemi Üzerindeki Etkileri</p>

<p>Eklemler Üzerindeki Baskı Artışı: Fazla kilo, eklemlere aşırı baskı yaparak diz, kalça ve bel eklemlerinde osteoartrit riskini artırır. Osteoartrit, eklem kıkırdağının aşınmasına neden olarak hareket kısıtlılıklarına zemin hazırlar. Beraberinde gelen eklem protez cerrahileri ise kaçınılmaz hale gelir.</p>

<p>Kas Güçsüzlüğü ve Hareket Kabiliyeti Kaybı: Aşırı kilo taşıyan kaslar hızla yorulur ve zayıflar. Bu da hareket kabiliyetini azaltarak günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanmalara yol açar.</p>

<p>Omurga ve Bel Problemleri: Fazla kilo, özellikle bel ve sırt bölgesine aşırı baskı yaparak bel fıtığı gibi rahatsızlıkları tetikler. Bu ağrılar, yaşam kalitesini düşürerek kişinin günlük aktivitelerini kısıtlar.</p>

<p>Duruş Bozuklukları: Özellikle karın bölgesindeki fazla kilo, omurganın doğal eğriliğini değiştirerek duruş bozukluklarına neden olur. Bu durum, kas ve eklemlerde ağrılara yol açarak daha büyük sağlık problemlerini beraberinde getirir.</p>

<p>Bağımsızlık Kaybı: Obezite nedeniyle azalan hareket kabiliyeti, kişinin günlük işlerini bile zor yapmasına neden olabilir. Bu da bağımsızlığın kaybına ve yaşam kalitesinin ciddi şekilde düşmesine yol açar.</p>

<p>Çözüm: Teknolojiyi Avantaja Çevirmek!</p>

<p>Teknolojinin bize sunduğu kolaylıkların farkında olmalı, ancak bu kolaylıkları bağımlılığa dönüştürmemeliyiz. Ne yazık ki COVID-19 pandemisi döneminde evlerimize kapandık ve bu süreçte teknolojinin nimetlerinden sonuna kadar faydalandık.</p>

<p>&nbsp;Ancak, bu süreci geride bırakmamıza rağmen “kolaylık” olarak gördüğümüz şeyler bizde artık “alışkanlık” haline geldi.</p>

<p>Teknolojiyi bağımlılık haline getirmek yerine, bilinçli kullanarak hayatımızı daha sağlıklı ve hareketli hale getirmeliyiz.&nbsp;</p>

<p>Unutmayın, hareket özgürlüktür!</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Feb 2025 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/utku-mert-kanal-fizyoterapist-1679149382.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ev Sahibi Olsan Dert, Olmasan Dert!</title>
                <category>Tuğba YALAV KANAL / AVUKAT</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ev-sahibi-olsan-dert-olmasan-dert-28</link>
                <author>tugba@ajansyedisekiz.com (Tuğba YALAV KANAL / AVUKAT)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ev-sahibi-olsan-dert-olmasan-dert-28</guid>
                <description><![CDATA[Ev Sahibi Olsan Dert, Olmasan Dert!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ev Sahibi Olsan Dert, Olmasan Dert!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Son zamanlarda nereye gitsek, ev sahipleri kiracılarından, kiracılar da ev sahiplerinden şikayetçi. Kiracılar, ev sahiplerinin sürekli kira artışı talep etmesinden dert yanarken, ev sahipleri ise "Evimden hakkımı alamıyorum!" diye yakınmakta.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Peki, bu mücadelenin kazananı kim olacak dersiniz?</p>

<p>Bir avukat olarak söyleyebilirim ki bu savaşta her iki taraf da mağlup olacak gibi görünüyor.</p>

<p>Her şey nasıl başladı?</p>

<p>Aslında her şey, 11 Haziran 2022’de konut kiralarına getirilen %25 zam sınırıyla başladı. O tarihten önce, kiracılar kira yenileme dönemlerinde enflasyon oranında artış yapıyor, ev sahipleri de bu durumu kabul ediyordu. Ancak yükselen enflasyona rağmen getirilen kira artış sınırı, kiracılar için avantajlı, ev sahipleri için ise dezavantajlı bir durum yarattı.</p>

<p>Peki, ev sahipleri bu durumda ne yaptı? Sürekli artan maliyetler karşısında, yatırım için ev alanlar mağdur olduklarını dile getirmeye başladı. Yeni kiraya verilecek dairelerde kira bedelleri 20-30 bin TL’ye kadar yükselirken, aynı apartmanda oturan eski kiracılar 3.000 TL gibi düşük rakamlarla oturmaya devam etti. Bu da aynı binadaki benzer daireler arasında büyük bir kira uçurumuna yol açtı.</p>

<p>Ev Sahipleri ve Kiracılar Hukuken Ne Yapabilir?</p>

<p>Hukuken, kiracı ile ev sahibi arasındaki sözleşmede belirlenen artış oranı geçerlidir. Ev sahibi, yasal sınırın üzerinde bir artış talep edemez. Ancak burada önemli bir detay var:</p>

<p>•Eğer kira sözleşmesi 5 yılını doldurduysa, ev sahibi "Kira Tespit Davası" açarak, mahkemeden kira bedelinin yeniden belirlenmesini talep edebilir.</p>

<p>•5 yıl dolmadan ise, sözleşmede belirlenen kira artış oranına uymak zorundadır.</p>

<p>Bu süreci beklemek istemeyen bazı ev sahipleri, farklı yollar denemeye başladı. "Almanya’dan kızım gelecek", "Evimi oğlum kullanacak" gibi bahanelerle kiracılarını çıkarmaya çalıştılar.</p>

<p>Kim Haklı?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Aslına bakarsak, hem ev sahipleri haklı hem de kiracılar…</p>

<p>Ev sahipleri, artan maliyetler ve enflasyon nedeniyle zarar ettiklerini düşünüyor. Kiracılar ise, gelirlerinin enflasyon karşısında erimesiyle birlikte yüksek kira bedellerine yetişememekten şikayetçi.</p>

<p>Bu süreçte kimi ev sahipleri evlerini satmaya karar verirken, kimi kiracılar ise sürekli artan kira taleplerinden bunalıp daha uygun evlere taşınmaya çalışıyor.</p>

<p>Çözüm Ne?</p>

<p>Ev sahipleri biraz daha insaflı olsa, kiracılar da evi kendi tapulu malı gibi görmek yerine biraz daha anlayışlı davransa, aslında birçok sorun kendiliğinden çözülebilir.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ne diyelim!</p>

<p>Allah, hem insaflı ev sahipleri hem de bilinçli kiracılar nasip etsin!</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Hoşçakalın﻿...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Feb 2025 01:20:21 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/avukat-tugba-yalav-avukat-1677605648.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hızlı Zayıflama Tuzakları!</title>
                <category>Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/hizli-zayiflama-tuzaklari-27</link>
                <author>ceren@ajansyedisekiz.com (Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/hizli-zayiflama-tuzaklari-27</guid>
                <description><![CDATA[Hızlı Zayıflama Tuzakları!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YAZ AYLARINA YAKLAŞIRKEN, HIZLI ZAYIFLAMA TUZAKLARININ EN TEHLİKELİSİ: ‘ZAYIFLAMA ÇAYLARI’</strong></p>

<p>Öncelikle şunu söylemeliyim ki zayıflama, kompleks bir olaydır ve sizi zayıflatacak spesifik bir besin, bitki, çay vb. ürünler olamaz.</p>

<p><strong>Peki bu bitki çayları nasıl bu kadar etkili oluyor?</strong><br />
Piyasaya zayıflama çayı olarak sürülen ürünlerin içerisinde birçok bitki karışımı oluyor. Bu bitkilerin bazıları laksatif etkili (sık tuvalete çıkma), bazıları ise diüretik (sık idrara çıkma).<br />
Dolayısıyla vücutta 2-3 gün içerisinde ağırlık kaybı görülebiliyor. Ancak unutmayın ki bu kayıplar, vücut suyu ve kas kaybıdır.</p>

<p>Biz bitkileri zararsız ve doğal olarak görüyoruz, fakat bitkiler son derece zararlı ve yararlı bileşenleri içinde barındıran, kullanılması belli oranlara bağlı ürünlerdir.<br />
Tek bir bitkinin vücuda verebileceği etki için öngörümüz olabilir ama 2-3 bitki karışımının vücuda nasıl etki edeceğini bilemeyiz.</p>

<p>Özellikle tansiyon, şeker gibi kronik hastalıkları olan kişiler kesinlikle ama kesinlikle hekim kontrolü olmadan bu tür karışımları, çayları ve kürleri tüketmemelidirler.<br />
Kullanılan ilaçlarla girebileceği reaksiyonlar sonucunda çoğu zaman kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklarla karşı karşıya kalınıyor.</p>

<p>Zayıflamak uğruna sağlığınızdan olmayın. Bir uzman eşliğinde sağlıklı ve kalıcı kilo vermek en doğru olandır.</p>

<p>Herkese sağlıklı günler diliyorum.</p>

<p><strong>Dyt. Ceren Toprakçeken</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Jan 2025 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/04/ceren-toprakceken-diyet-beslenme-uzmani-1680891560.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Göz Ardı Edilen Hayatlar!</title>
                <category>Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/goz-ardi-edilen-hayatlar-26</link>
                <author>neseyilmaz@ajansyedisekiz.com (Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/goz-ardi-edilen-hayatlar-26</guid>
                <description><![CDATA[Göz Ardı Edilen Hayatlar!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yangın Yönetmeliği ve İnaktif Uygulamalar!<br />
Geçtiğimiz günlerde Bolu’da yaşanan otel yangını hepimizi derinden etkiledi. 78 can, ihmaller zincirinin en acı halkasında kayboldu. Ahşap bir yapının yangın güvenliği açısından ne denli hassas olduğu bilinirken, yangın çözümleri ve yönetmelik gereklerinin yok sayılması, bu trajediyi kaçınılmaz hale getirdi.</p>

<p>Bu olay, yangın güvenliğinin yalnızca bir formalite değil, yaşamı koruyan temel bir unsur olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.&nbsp;</p>

<p>Peki, yangın yönetmeliği neden bu kadar önemli ve tasarımlarımızda hangi kriterlere öncelik vermeliyiz?</p>

<p>Yangın Yönetmeliği Neyi Amaçlar?<br />
Yangın yönetmelikleri, yapıların tasarımından işletme aşamasına kadar her adımda insan hayatını öncelikli olarak korumayı hedefler. Yönetmeliklerin belirlediği standartlar; yangın merdivenleri, kaçış yolları, yangın algılama ve söndürme sistemleri gibi kritik bileşenlerin eksiksiz ve doğru şekilde uygulanmasını zorunlu kılar. Bu sistemleri inşaat aşamasından itibaren aktif hale getirmek, hayatı riske atan unsurları en aza indirgemek için önemlidir.</p>

<p>Pahalı maliyetlerle yapılan afet önleyici sistemlerin inaktif halde bekletilmesi ve afet anında çalışmasının engellenmesi büyük bir sorundur. Birçok havaalanı ve büyük ölçekli yapıda kurulum aşamasında sökülmesi gereken emniyet kilitleri unutulmakta ve bu sistemlerin çalışması maalesef aktif hale gelmemektedir. Ahşap, estetik ve doğallığıyla birçok projede tercih edilen bir malzeme olsa da yanıcılığı nedeniyle ekstra önlemler gerektirir.&nbsp;</p>

<p>Ahşap yapılarda:<br />
•Yangın geciktirici kaplama malzemeleri,<br />
•Otomatik yangın söndürme sistemleri,<br />
•Doğru konumlandırılmış yangın merdivenleri gibi uygulamalar hayati önem taşır.</p>

<p>Bolu’daki otelde yangın merdivenlerinin baca etkisi yaratması, kaçış yolu olması gereken bir alanın nasıl bir tuzağa dönüştüğünü acı bir şekilde gösterdi. Arka çepheye araç girişi yapılamaması, cephe kaplamasının yüksek katlı yapılardaki yangın yönetmeliğine uymaması, yangın butonlarının ve odalardaki söndürücülerin çalışmaması ihmallerden sadece birkaçıdır.</p>

<p>Yangın Güvenliği: Vazgeçilmez Bir Unsur!<br />
Her tasarım, bir yaşam alanı inşa etmenin yanı sıra bir sorumluluk taşır. Yangın çözümleri, maliyetlerden kısmak adına göz ardı edildiğinde, sonuçları Bolu'daki gibi acı olaylara sebebiyet verebilir. Oysa yangın güvenliği, inşaat maliyetlerinin küçük bir yüzdesini oluştururken, insan hayatını koruma açısından paha biçilemez bir öneme sahiptir.</p>

<p>Bir daha asla bu tür faciaların yaşanmaması için tüm mimar, mühendis ve yapı sahiplerine büyük bir görev düşüyor:</p>

<p>Proje aşamasından itibaren yangın yönetmeliği standartlarına tam uyum,<br />
İlgili malzemelerin doğru seçimi ve kullanımı,<br />
Yangın eğitimlerinin işletme sahipleri ve çalışanlar için zorunlu hale getirilmesi.</p>

<p>Unutmayalım ki bir yapıyı tasarlarken sadece bir mekân değil, aynı zamanda insanların güvenliğini de inşa ediyoruz. Tasarımda her bir ihmal, büyük bedeller ödenmesine neden olabilir.</p>

<p>78 insanımızın hayatını kaybettiği bu acı olay hepimize bir ders olmalı. Artık hiçbir yönetmelik maddesi görmezden gelinmemeli, hiçbir detay ihmal edilmemelidir. Çünkü her yapı, güvenliksiz bir tasarımda birer tuzağa dönüşebilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Jan 2025 20:29:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/nese-yilmaz-ergul-1676501363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahilik Masada Kaldı!</title>
                <category>Saygın Adem / Analist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ahilik-masada-kaldi-25</link>
                <author>saygin@ajansyedisekiz.com (Saygın Adem / Analist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ahilik-masada-kaldi-25</guid>
                <description><![CDATA[Ahilik Masada Kaldı!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bir Yemek Masasında Buluşanlar...</p>

<p>Karabük’te olup bitenler bir yana, bir yemek masasında toplananlar ve bu masanın temsil ettikleri, hikâyenin asıl dikkat çeken tarafı. Haftada bir gün dükkânların kapalı olması yönünde çoğunluğun talebini dinleyen ve bu talebi Ticaret Bakanlığı onayıyla hayata geçiren bir oda başkanı var. Her şey prosedüre uygun, her şey yasalar çerçevesinde ilerliyor. Ancak bu kararı istemeyen bir kuaför, mahkeme yoluna gidiyor ve ceza iptal ediliyor.</p>

<p>Buraya kadar her şeyin anlaşılır olduğunu varsayabiliriz. Ancak işin ilginç tarafı, mahkeme zaferi sonrası verilen bir yemeğin çevresinde şekilleniyor. Bu yemeğe kimlerin katıldığına baktığımızda, odadaki çoğunluğun iradesini temsil eden başkanın karşısında duran bir kişinin davetine, esnaf odası başkanlarının, MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu’nun ve basın mensuplarının katıldığı bir tabloyla karşılaşıyoruz.</p>

<p>Peki, burada sormamız gereken soru şu: Bu yemeğe katılanların durduğu nokta neyi temsil ediyor? Çoğunluğun iradesini hiçe sayarak bireysel bir mücadelenin yanında mı duruluyor, yoksa kişisel çıkarların ya da siyasi manevraların bir gövde gösterisi mi yapılıyor?</p>

<p>Berberler Odası Başkanı’nın sosyal medyadaki paylaşımı durumu daha da netleştiriyor: “126 kişi kapatmak istiyor, 1 kişi açmak için mücadele ediyor.” Bu kadar açık bir tablo karşısında, 126 kişinin kararına karşı bir kişinin galibiyetini kutlamak nasıl bir anlayışı temsil ediyor?</p>

<p>Oda başkanları, esnafın çoğunluk talebine göre hareket ettiklerinde yargılanıyorsa, o masaya oturanların tavrı nasıl yorumlanmalı?</p>

<p>Bu yemek bir zafer kutlaması mı, yoksa toplumsal iradenin hiçe sayılmasının sembolü mü?</p>

<p>Basın mensuplarına ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Onlar hangi bakış açısını temsil etmek için o masadaydı? Toplumu bilgilendiren kalemlerin, bu kadar hassas bir meselede taraf gibi görünmeleri, gazetecilik etiği açısından ne kadar doğru?</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Ve MHP İl Başkanı Cenk Gedikoğlu… Bir siyasi figür olarak, esnafın çoğunluğunun iradesiyle alınan bir kararın karşısındaki bir davette yer almak, nasıl bir duruş sergilemek anlamına geliyor? Siyasetin temel taşlarından biri halk iradesini gözetmek değil midir?</p>

<p>Alev Alatlı’nın o meşhur sözünü hatırlayarak yazıyı sonlandıralım: “Her yasal olan hak helal değildir.” Ancak bu söz, sadece yasal süreçler için değil, etik ve toplumsal duruşlar için de geçerlidir.</p>

<p>O masada oturanlar, bu soruyu kendilerine bir kez daha sormalı: “O masada olmak helal mi?”</p>

<p>Afiyet olsun, demekten başka bir şey kalmıyor...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jan 2025 15:15:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/saygin-adem-analist-1678126760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2025: Dijital Dünyanın Yeni Kuralları!</title>
                <category>İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/2025-dijital-dunyanin-yeni-kurallari-24</link>
                <author>ilhan@ajansyedisekiz.com (İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/2025-dijital-dunyanin-yeni-kurallari-24</guid>
                <description><![CDATA[2025: Dijital Dünyanın Yeni Kuralları!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>2025: Dijital Dünyanın Yeni Kuralları</p>

<p>Yapay Zeka, Metaverse ve Sosyal Ticaretle Dönüşen Dijital Dünya</p>

<p>Teknoers Bilişim Web Tasarım - İlhan Ersöz</p>

<p>2025 yılı, dijital dünyanın kurallarının yeniden yazıldığı bir dönemin kapısını aralıyor. Web tasarımı ve sosyal medya artık sadece araç değil, geleceği şekillendiren birer platform olacak. Teknolojide yaşanan baş döndürücü değişimlerle birlikte bizi nelerin beklediğine gelin birlikte göz atalım.</p>

<p>1. Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı</p>

<p>Yapay zeka (AI), 2025 yılında web tasarımında standart bir araç haline gelecek. Sadece kodlama ve estetikten ibaret olmayan bu yeni çağda:</p>

<p>Kullanıcı davranışlarına göre kişiselleştirilmiş web siteleri geliştirilecek.</p>

<p>SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) süreçleri tamamen otomatikleşecek.</p>

<p>Chatbot’lar ve sanal asistanlar, sitelerde yaygın bir kullanıcı deneyimi sunacak.</p>

<p>2. Mobil Uyumluluğun Ötesinde: Katlanabilir Cihazlar ve Web Tasarımı</p>

<p>Katlanabilir ekran teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, web sitelerinin bu cihazlara uyum sağlaması gerekecek. Responsive tasarımlar artık yerini, dinamik ve çok yönlü arayüzlere bırakacak.</p>

<p>3. Sosyal Medya: Metaverse ve VR (Sanal Gerçeklik)</p>

<p>2025, sosyal medyanın metaverse ile tam anlamıyla iç içe geçtiği bir yıl olacak. Sanal gerçeklik (VR) destekli sosyal medya platformları sayesinde:</p>

<p>Kullanıcılar 3D avatarlarla gerçek zamanlı etkileşim kurabilecek.</p>

<p>Markalar, VR reklam kampanyalarıyla tüketicilere daha etkili şekilde ulaşabilecek.</p>

<p>4. E-Ticarette Devrim: Sosyal Ticaretin Yükselişi</p>

<p>Sosyal medya artık yalnızca bir paylaşım platformu değil, aynı zamanda dev bir alışveriş merkezi. 2025’te:</p>

<p>TikTok, Instagram ve diğer platformların doğrudan alışveriş özellikleri gelişecek.</p>

<p>Web siteleri, sosyal medya entegrasyonları sayesinde e-ticaret hacimlerini artıracak.</p>

<p>5. Veri Güvenliği ve Kullanıcı Gizliliği</p>

<p>Kullanıcı gizliliği endişeleri artarken, 2025’te daha güvenli ve şeffaf veri politikaları gündeme gelecek. Web siteleri ve sosyal medya platformları, kullanıcı güvenini kazanmak için blockchain tabanlı güvenlik sistemlerini daha yaygın kullanacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Sonuç: Geleceği Bugünden Şekillendirin</p>

<p>2025, web tasarımı ve sosyal medya alanında sınırların yeniden tanımlandığı bir yıl olacak. Dijital dünyada fark yaratmak isteyenler için bu değişimlere uyum sağlamak bir tercih değil, zorunluluk. Biz Teknoers Bilişim Web Tasarım olarak, bu dönüşümlere öncülük etmek ve müşterilerimize en yenilikçi çözümleri sunmak için hazırız.</p>

<p>2025’in dijital fırsatlarıyla sınırları aşmaya hazır mısınız? Gelin, yarını bugünden inşa edelim. Teknolojiyi birlikte şekillendirelim!</p>

<p>İlhan Ersöz</p>

<p>Teknoers Bilişim Sahibi ve Google Partner</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jan 2025 08:07:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/ilhan-ersoz-google-partner-1680007516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meyve Veren Ağaç Sulanır!</title>
                <category>Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/meyve-veren-agac-sulanir-23</link>
                <author>bilgi@sinanergul.com.tr (Sinan Ergül / İmtiyaz Sahibi)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/meyve-veren-agac-sulanir-23</guid>
                <description><![CDATA[Meyve Veren Ağaç Sulanır!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Karabük: Ateşle Şekillenen Bir Hikâye!**</p>

<p>Karabük, yalnızca bir şehir değil; emeğin ve alın terinin sayfalara kazındığı derin bir hikâyedir. Demir-çelik ocaklarının kor ateşiyle şekillenen bu hikâye, Karabük’ün emekçi sokaklarında yankılanan dayanışma ve mücadeleyle nefes almayı sürdürüyor. Tıpkı ateşte dövülen bir çelik parçası gibi, Karabük de ne kadar zorlanırsa o kadar güçlü ve parlak bir hale geliyor. Bugün, o hikâyeyi yazmaya devam eden bir neslin tam ortasındayız. Peki, biz bu hikâyeye nasıl bir sayfa ekleyeceğiz?</p>

<p>**Yarının Karabük’ü: Birlikte Yükselen Şehir!**</p>

<p>Karabük’ün geleceğini inşa etmek, geçmişin ateşle yoğrulmuş mirasını geleceğin umut ışığına dönüştürmek demektir. Yarının Karabük’ü, bireysel çıkarların değil, ortak aklın ve “biz” anlayışının hâkim olduğu bir şehir olacaktır. Tıpkı ormanda her ağacın birbirine dayalı köklerinden güç aldığı gibi, Karabük de ancak birliktelik, dayanışma ve ortak ideallerle büyüyebilir.</p>

<p>Bu şehir, sadece fabrikaların bacalarından yükselen dumanlarla değil, insanların kalplerindeki dayanışmayla nefes alacaktır.</p>

<p>Düşünün: Emekçi sokaklarında yalnızca yorulmuş ayak izleri değil, yarınlara umut taşıyan adımlar yankılanıyor. Bir nehrin kollarının birleşip birbirine kavuşması gibi, işçisi, memuru, köylüsü, yaşlısı ve genciyle herkesin bir arada olduğu; hayatın her kesiminden insanın aynı sofraya oturup aynı düşü kurduğu bir şehir...</p>

<p>Şehri kalkındırmak, kişisel menfaatlerden sıyrılıp “biz” diye haykıran bürokratlar, eğitimciler, yatırımcılar ve vatandaşlarla mümkün olacaktır.</p>

<p>**Daha Fazla Mücadele ve Umut!**</p>

<p>Karabük’ün kalkınma hikâyesi, yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir mücadelenin de öyküsüdür. Burada sadece fabrikaların makineleri değil, insanın azmi de çalışmaktadır. Mücadele, tıpkı toprağa ekilen tohumun filizlenmesi gibi, her alanda daha fazla başarı için devam edecektir. Bu şehir, yıllardır her zorluğa karşı direnen emekçilerin, tarlasında umutla çalışan köylülerin, şehri inşa eden gençlerin ve lider ruhlu yöneticilerin mücadelesinin ürünü olacaktır.</p>

<p>Karabük’ün geleceği, bizlerin el birliğiyle daha güçlü kılabileceği bir hikâyedir. Gençler, sadece büyük şehirlerin ışığında değil, Karabük’ün umut dolu sokaklarında kendi hayallerini gerçeğe dönüştürecek. Fabrikalar, sanayi tesisleri, modern tarım uygulamaları ve teknoloji odaklı yatırımlar ve doyumsuz kültürel faaliyetler bu şehri sadece ekonomik olarak değil, aynı zamanda toplumsal olarak da güçlü kılacak. Mücadele, birlikte büyümek, hep birlikte Karabük’ü yükseltmek olacak ve tıpkı bir dağın zirvesine ulaşmaya çalışan bir yürüyücünün kararlı adımları gibi, yılmadan, durmadan ilerleyecektir.</p>

<p>**Ortak Hayal, Ortak Gelecek!**</p>

<p>Bir köprü düşünün; bir ucunda dünün hatıraları, diğer ucunda yarının umutları var. Biz ise bu köprünün tam ortasındayız. Şimdi, geçmişi onurlandırıp geleceği inşa ederek Karabük’ü hep birlikte “bizim” şehrimiz yapma zamanı. Çünkü yarının Karabük’ü, bizlerin bugünkü iradesiyle şekillenecek.</p>

<p>Karabük, yalnızca bir şehir değil; inancın, emeğin ve umudun adıdır.</p>

<p>**Karabük İçin Bizim Rolümüz!**</p>

<p>Bir şehir, kendini doğru anlatabildiği sürece büyür ve gelişir.</p>

<p>Karabük’ü yerelden ulusala taşımak, şehrimizin değerlerini hak ettiği şekilde tanıtmak ve her alanda kalkınmasına katkı sağlamak, Ajans Yedisekiz ailesinin en büyük sorumluluğudur. Bu misyonu üstlenmek, bizim için bir gurur kaynağıdır.</p>

<p>Çünkü biz, Karabük’ün hikâyesini geleceğe taşımak için yazan kalemleriz.</p>

<p>Bizim felsefemiz de "Meyve veren ağaç sulanır."</p>

<p>Hoşçakalın...</p>

<p><br />
Sinan Ergül / Ajans Yedisekiz İmtiyaz Sahibi&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jan 2025 16:00:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2025/01/sinan-ergul-1737119143.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Herkese Yeni Bir Yazı Serisinden Merhabalar!</title>
                <category>Yasin Yaka / REKLAM YAZARI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/herkese-yeni-bir-yazi-serisinden-merhabalar-22</link>
                <author>yasinyaka@ajansyedisekiz.com (Yasin Yaka / REKLAM YAZARI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/herkese-yeni-bir-yazi-serisinden-merhabalar-22</guid>
                <description><![CDATA[Herkese Yeni Bir Yazı Serisinden Merhabalar!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Herkese yeni bir yazı serisinden merhabalar. Markalar dünyasındaki yeni yolculuğumuz marka konumlandırma, sloganlar ve hikayeleri olacak. İlk durağımız Nike ve başarılı bir marka konumlandırma nasıl yapılır, konumlandırma ve slogan ilişkisi olurken, slogan hikayelerine ve reklam kampanyalarına da &nbsp;değineceğim.<br />
Bu yazı serisine dünyanın en ikonik spor ürünleri markalarından biri olan Nike ile başlamak isteyişim herkesin aşina olduğu bir konumlandırma örneği oluşu. Yazı içerisinde Nike’ın meşhur amblemi swoosh ve just do it ilişkisi, &nbsp;Michael Jordan’ın "Just Do It" kampanyası için hazırlanan “Failure” afişi gibi öykülere de yer vermek istiyorum…<br />
Herkese keyifli okumalar.<br />
Nike, spor giyim ve ayakkabı endüstrisinde öncü bir marka olarak bilinir. Ancak, Nike'ın marka konumlandırması sadece ürünlerinin kalitesi ve şıklığıyla değil, aynı zamanda güçlü bir marka kimliği ve etkileyici bir pazarlama stratejisiyle de ilişkili olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Markanın temelini oluşturan unsurlardan biri de bu yazının ana başlıklarından "Just Do It" sloganı.<br />
Nike, sporcuların ve spor yapmayı sevenlerin performansını en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlayan bir marka olarak konumlandırıldı. Markanın amacı, insanları harekete geçirerek, hedeflerine ulaşmalarını teşvik etmek ve onları ileriye taşımak. Bu nedenle, Nike ürünleri genellikle performans, yenilik ve ilham verme özellikleriyle öne çıkar. Bu da markanın konumlandırmasının aslında beslendiği yer diyebiliriz. Volvo örneğinde de olduğu gibi doğru marka konumlandırması ile tüm süreci başarı ile hikayelendirebilirsiniz. Mesela Volvo markası temelde güven üzerine konumlandırılmış bir markadır. Bu konumlandırma aracın tampon darbe emiciliğinden çelik bariyerlerine tüm güvenlik donanımlarına yansıtılarak güven veren bir sürüş deneyimi vaad eder. Ve pazarlama iletişimi çalışmaları da bu hassasiyetler ile yapılır. Aracın girdiği testleri başarı ile geçmesi tüm dünyada viral olarak ağızdan ağıza yayılır ve bu güveni pekiştiren bir iletişim deneyimi olarak ortaya çıkar. Keza reklamlarında da temel içgörü güven üzerine kuruludur Volvo markasının.<br />
Nike'ın marka konumlandırmasının merkezinde ise, bildiğiniz üzere "Just Do It" sloganı yer alıyor. Bu slogan, insanlara cesaretlendirici bir mesaj iletmekte ve onları harekete geçirmek için oluşturulmuş ve kullanılır. "Just Do It" başarının sadece harekete geçmekle mümkün olduğunu vurgular ve tüketicilere kendilerine güvenmelerini, sınırları zorlamalarını ve hayallerine doğru ilerlemelerini teşvik eder basitçe.<br />
Reklam dünyasında "Just Do It" sloganı, Nike'ın marka imajını güçlendirmeye ve tüketicilere ilham vermeye yönelik etkili bir araç olarak kabul edilir. Slogan, Nike'ı sadece bir spor giyim markası olmaktan çıkarıp, bir yaşam tarzı ve tutku sembolü haline getirmiştir. Ayrıca, sloganın evrenselliği ve zaman içindeki sürekli kullanımı, Nike'ın marka tanınırlığını artırmış ve tüketiciler arasında güçlü bir bağ oluşturmuştur. Hatta ben şahsen &nbsp;halı saha maçlarında (biraz kilom var ama tekniğim fena sayılmaz) kendime yap işte/just do it diyerek nike’ın sloganı ile motive ederken sloganın insightının da ne kadar doğru planlandığını hissederim.&nbsp;<br />
Nike, insanları harekete geçirme ve onlara ilham verme misyonunu "Just Do It" sloganıyla mükemmel bir şekilde iletmekte ve marka imajını güçlendirmekte. Bu nedenle, Nike'ın başarısı sadece ürün kalitesi değil, aynı zamanda güçlü bir marka kimliği ve etkileyici bir pazarlama stratejisiyle de ilişkili olduğunu hep hatırlamak lazım.<br />
Biraz da geçmişe dönerek devam edelim. 1988 yılında, Nike'ın reklam ajansı Wieden+Kennedy, markayı rekabette öne çıkarmak ve tüketicilere güçlü bir mesaj iletmek için yeni bir kampanya oluşturmaya karar verdi. Bu kampanyanın temeli, Nike'ın özgüven, kararlılık ve başarıya giden yolda engelleri aşma felsefesi üzerine inşa edildi. Türkiye’de yapılan adaptasyon olsun/olmasın tüm nike reklamlarında da bu felsefe devam ediyor. Türkiye ajansları (hala çalışıyorlar mı bilmiyorum) Plasenta da bu konumlandırma üzerinden yola devam ediyor. Ya da devam etmek zorunda diyebilirim.</p>

<p>Sloganın Nike'ın kurucusu Phil Knight'ın düşüncelerinden ilham aldığını biliyoruz. Sporun zorluklarla başa çıkmak, sınırları zorlamak ve cesaretli olmakla ilişkilendirilmesi gerektiğine inanıyordu Phil Knight. Bu felsefe, "Just Do It" sloganının özünde yatan kaynaktı aslında.&nbsp;<br />
Bu slogan üzerine reklam filmlerinin çekileceğini belki patron biliyordu ama belgeseller çekileceğini tahmin etmiyordur diye düşünüyorum. Nike &nbsp;milyarlarca dolarlık ticari karşılık sağlayan bir sloganın yayılma hikayesine örnek nadir markalardan biridir bence. Hatta yeri gelmişken yine slogan ve viral etki üzerinden Michael Jordan’lı Failure kampanyası ile sizi biraz daha geçmişe götürmek istiyorum. Michael Jordan, Nike'ın "Just Do It" kampanyası için çekilen efsanevi bir afişte yer aldı. Afiş, Jordan'ın bir basketbol topunu tutarken çekilmiş siyah beyaz bir fotoğrafını içeriyor. Üstünde büyük harflerle "FAILURE" (Başarısızlık) yazan bir metin bulunuyor. Altında ise daha küçük harflerle şu cümle yer alıyor: "I've missed more than 9000 shots in my career. I've lost almost 300 games. 26 times, I've been trusted to take the game winning shot and missed. I've failed over and over and over again in my life. And that is why I succeed."<br />
Kariyerim boyunca 9000'den fazla şutu kaçırdım. Neredeyse 300 oyun kaybettim. 26 kez, maçı kazandıran şutu atmam konusunda bana güvenildi ve kaçırdım. Hayatım boyunca defalarca başarısız oldum. İşte bu yüzden başarılı oluyorum."</p>

<p>Bu afiş, Michael Jordan'ın hayatında karşılaştığı zorluklara ve başarısızlıklara dikkat çekiyordu. Jordan, kariyeri boyunca birçok kez başarısızlıkla karşılaşmıştır; ancak bu başarısızlıklar, onun asla pes etmemesine ve her seferinde daha da güçlenerek tekrar denemesine neden olmuştur. Afiş, "Just Do It" sloganının temel felsefesini vurgulayarak, başarının sadece denemekten ve pes etmemekten geçtiğini vurguluyor.<br />
Bu afiş, Nike'ın "Just Do It" kampanyasının en etkileyici ve ikonik örneklerinden biri olarak kabul edilir hala. Michael Jordan'ın hikayesi ve bu hikayenin yansıması olan bu afiş, tüketicilere ilham verirken, Nike'ın marka imajını güçlendirmeye ve "Just Do It" sloganının evrenselliğini vurgulamaya yardımcı oldukça yardımcı olmuştur. Benim halı saha örneğimde de olduğu gibi yapmak için harekete geçmek gerekir.&nbsp;</p>

<p>"Just Do It" sloganı, yıllar içinde Nike'ın çeşitli pazarlama kampanyalarında kullanılmaya devam etti ve hala markanın en tanınmış öğelerinden biri olarak kabul ediliyor. Slogan, Nike'ın spor dünyasındaki lider konumunu pekiştirmeye ve tüketicilere ilham vermeye devam ederken, siz markanızı nasıl konumlandırmayı düşünüyorsunuz? Belki de en can alıcı soru şu: markamı ben konumlandıramazsam tüketiciler nasıl konumlandırır/konumlandırsın?</p>

<p>Bir sonra ki yazımızda tekrar görüşmek dileğiyle,<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 May 2024 16:19:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/yasin-yaka-reklam-yazari-1676908507.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzun bi aradan sonra herkese merhaba , sevgili yedisekiz takipçileri ,tamda yazın yaklaştığı günlerde sizlere içinizi ısıtacak bir kaç ipucu vermek is</title>
                <category>Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/uzun-bi-aradan-sonra-herkese-merhaba-sevgili-yedisekiz-takipcileri-tamda-yazin-yaklastigi-gunlerde-sizlere-icinizi-isitacak-bir-kac-ipucu-vermek-is-21</link>
                <author>neseyilmaz@ajansyedisekiz.com (Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/uzun-bi-aradan-sonra-herkese-merhaba-sevgili-yedisekiz-takipcileri-tamda-yazin-yaklastigi-gunlerde-sizlere-icinizi-isitacak-bir-kac-ipucu-vermek-is-21</guid>
                <description><![CDATA[Uzun bi aradan sonra herkese merhaba , sevgili yedisekiz takipçileri ,tamda yazın yaklaştığı günlerde sizlere içinizi ısıtacak bir kaç ipucu vermek is]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bi aradan sonra herkese merhaba , sevgili yedisekiz takipçileri ,tamda yazın yaklaştığı günlerde sizlere içinizi ısıtacak bir kaç ipucu vermek istiyorum♥<br />
Eğer yaşam alanlarınıza dokunuş yapmak istiyor ve nerden başlayacağınızı bilemiyorsanız bu yazım sizler için?<br />
Gösteriş ve canlılığı ön planda tutan &nbsp;tasarımların, iyice zihinlerden silindiği bu günlerde yuvarlak hatlı &nbsp;, yün ve yumuşak dokulu kumaşlar ile tasarlanmış oturma alanlarının evlerimizde yerini aldığını görmekteyiz,soft renklerin ve siyahın kombiniyle sizde gizli zenginlik trendine katılabilirsiniz?<br />
Toprak tonlarındaki keteni evinizin her bölümünde rahatlıkla tercih edebilirsiniz ,bu size kolay kombin fırsatıda sağlayacaktır.<br />
Minimalist mobilyalar tercih etmeye,cesur renkler yerine toprak tonları kullanmaya özen gösterelim❣<br />
Bir projenin harmoni içinde güzel bir bütün olarak ortaya çıkabilmesi için tasarım sürecindeki kararların doğru nokta atışlarına isabet etmesi gerekiyor.Kendi deneyim ve zevklerinizi harmanlamak yaşam alanlarınızın sıcaklığını ve kişiselliğini arttıracaktır.<br />
Yeni dokunuşlarla buluşuncaya dek , sevgiyle kalın..</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 May 2024 15:31:02 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/nese-yilmaz-ergul-1676501363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Google Ads Hakkına!</title>
                <category>İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/google-ads-hakkina-20</link>
                <author>ilhan@ajansyedisekiz.com (İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/google-ads-hakkina-20</guid>
                <description><![CDATA[Google Ads Hakkına!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba değerli okurlar, bu yazımızda digital pazarlama stratejilerini ele alıyoruz. Başarılı bir işletme için dijital varlık artık kaçınılmaz bir gereklilik haline geldi. Özellikle Karabük gibi dinamik bir şehirde faaliyet gösteren firmalar, çevrimiçi varlıklarını güçlendirmek ve müşteri tabanlarını genişletmek için dijital pazarlama stratejilerini kullanmak zorundalar. İşte bu noktada, Teknoers Bilişim ve Web Tasarım gibi bir web tasarım firması için Google Ads reklamları, önemli bir pazarlama aracıdır. Google Ads, potansiyel müşterilere çevrimiçi arama motorunda hızlı bir şekilde ulaşmanın en etkili yollarından biridir. Özellikle Karabük'te yerel hedef kitleye ulaşmak isteyen bir işletme için Google Ads, yerel SEO'nun yanı sıra hedeflenmiş reklamlarla potansiyel müşterilere erişmek için güçlü bir araçtır. Teknoers Bilişim ve Web Tasarım olarak; bir işletme için Google Ads'in önemini şu şekilde vurgulanabiliriz: Hedeflenmiş Reklamlar: Google Ads, belirli anahtar kelimeler veya demografik özellikler temelinde reklamları hedeflemeyi sağlar. Karabük merkezli bir web tasarım firması için, potansiyel müşterilerin bölgeye özgü aramalarını hedefleyerek reklam vermek, dönüşüm oranlarını artırabilir. Anlık Sonuçlar: SEO gibi organik pazarlama stratejileri uzun vadeli sonuçlar sağlarken, Google Ads anlık sonuçlar elde etmenizi sağlar. Bir reklam kampanyası başlatıldıktan hemen sonra potansiyel müşterilere ulaşabilir ve sitenize trafik çekebilirsiniz.&nbsp;Ölçülebilirlik: Google Ads, reklam performansınızı kolayca ölçmenizi sağlar. İstatistikler ve analizler sayesinde hangi anahtar kelimelerin, reklam metinlerinin veya demografik özelliklerin en iyi performansı gösterdiğini belirleyebilir ve stratejinizi buna göre ayarlayabilirsiniz. Bütçe Dostu: Google Ads, bütçenize uygun esnek bir reklam platformudur. Günlük bütçenizi belirleyebilir ve istediğiniz zaman reklam harcamalarınızı ayarlayabilirsiniz. Bu, küçük ölçekli işletmeler için bile erişilebilir bir pazarlama aracı haline getirir. Rakiplerle Rekabet Avantajı: Karabük gibi rekabetin yoğun olduğu bir şehirde, Google Ads size rakiplerinizin önüne geçmek için bir fırsat sunar. Doğru stratejiyle, potansiyel müşterileri sitenize çekerek rakiplerinizin önünde olabilirsiniz. Teknoers Bilişim ve Web Tasarım gibi bir Karabük web tasarım firması için Google Ads, marka bilinirliğini artırmanın, müşteri tabanını genişletmenin ve işletmenin çevrimiçi varlığını güçlendirmenin etkili bir yoludur. Doğru strateji ve yönetimle, Google Ads reklamları işletmenizin başarısına önemli katkılarda bulunabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 May 2024 18:21:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/ilhan-ersoz-google-partner-1680007516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Teknolojinin Diğer Yüzü: Gençler ve Bilinçli Kullanım</title>
                <category>Deniz Serkan ADABAŞ</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/teknolojinin-diger-yuzu-gencler-ve-bilincli-kullanim-19</link>
                <author>deniz@ajansyedisekiz.com (Deniz Serkan ADABAŞ)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/teknolojinin-diger-yuzu-gencler-ve-bilincli-kullanim-19</guid>
                <description><![CDATA[Teknolojinin Diğer Yüzü: Gençler ve Bilinçli Kullanım]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biz gençlerin çevresinde, çocuklarını iyi bir geleceğe taşımak için çaba sarf eden birçok ebeveyn bulunuyor. Maddi ve manevi kaynaklarını sonuna kadar kullanmaktan çekinmiyorlar. Ancak önemli olan bu kaynakları bilinçli bir şekilde kullanabilmektir. Maalesef genellikle bu kaynaklar bilinçli bir şekilde tükenmiyor ve bu da çocuklarımızı bağımlılık, verimsiz aktivitelerle zaman kaybı gibi sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu noktada hemen hemen her ebeveynin yakındığı bir durum var: "Çocuğum video oyunları oynamaktan ve sosyal medyada zaman geçirmekten başka bir şey yapmıyor!" Ebeveynler, çocuklarından kendilerini geliştirmelerini, zamanlarını daha yararlı aktivitelere yönlendirmelerini ve en önemlisi derslerine sıkı bir şekilde çalışmalarını istiyorlar. Ancak burada bir hata yapılıyor: Sadece istemek yetmiyor, bunu göstermek gerekiyor. Çocuklarınıza bu fırsatları sunmalısınız. Bir martıya balık tattırmak yerine, "Balık ye!" demek yerine, çocuğunuza bu deneyimi yaşatmalısınız. Aynı şekilde, biz gençler için de aynı şey geçerli. Biz teknolojiyle büyüdük ve teknolojiyi günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Hatta bu teknolojiyi kullanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ancak birilerinin bize teknolojinin başka bir yüzünü göstermesi gerekiyor. Sadece sosyal medya ve oyunlara odaklanmak, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon sorunları gibi sorunlara yol açabiliyor. Oysa diğer tarafta, online eğitim programları, yazılım, yapay zeka ve 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeye yönelik birçok fırsat bulunuyor. Eğer çocuğunuza bu fırsatları gösterebilir ve deneyimletebilirseniz, kendilerini geliştirmek isteyeceklerdir. Bu deneyimler, onları motive edecektir. Kendi kendilerine şunu diyeceklerdir: "Ne kadar zamanımı boşa harcamışım! Artık tüm zamanımı kendimi geliştirmeye ayırmalıyım." Bu noktada bir genç, durdurulamaz bir güce sahip olur. Kişisel gelişimlerini hızlandırır ve teknolojinin diğer tarafı onlar için önemsiz hale gelir. 21. yüzyılın ihtiyacı olan şey budur: Gençlerin bu potansiyele ulaşması. Gelecekte bizi zorlu zamanlar bekliyor, bu yüzden kendimizi hazır tutmalıyız. Ben Deniz Serkan Adabaş, Girişimci ve Yenilikçi Çocuklar Derneği Başkanı olarak size sesleniyorum. Biz teknolojinin diğer yüzünü keşfetmiş liseli gençler olarak bir dernek kurduk. Amacımız, öncelikle Karabük ilimizde, ardından Türkiye'de ve nihayetinde dünyada tüm çocukların bu potansiyele ulaşmasını sağlamak, onlara balığı tattırmak. Birbirimize yardımcı olduğumuzda, bir araya geldiğimizde bunu başarabiliriz. Bu yolda emin adımlarla ilerliyoruz, büyüyoruz. Saygıdeğer büyükler, sizden isteğimiz çocuklarınızı doğru bir şekilde yönlendirmeniz, onlara deneyimler sunmanız ve bize destek olmanız. Yaşımız gereği (18 yaşın altındayız) ulaşamadığımız bazı noktalar var. Bu noktalarda sizin desteğinize ihtiyacımız var. Son olarak, tüm arkadaşlarıma Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözüyle seslenmek istiyorum: "Gençler! Cesaretimizi artıran ve sürdüren sizlersiniz. İlim ve ahlakla yetişeceğiniz için insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, düşünce özgürlüğünün en değerli temsilcileri olacaksınız. Yükselen yeni nesil sizsiniz, cumhuriyeti kurduk ve onu yükseltecek ve yaşatacak olan da sizsiniz."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 10:51:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/10/deniz-serkan-adabas-1696492248.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜZENİ BİZ BOZDUK, HADİ ARTIK DÜZELTELİM!</title>
                <category>Murat ALPAY / VETERİNER HEKİM</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/duzeni-biz-bozduk-hadi-artik-duzeltelim-18</link>
                <author>murat@ajansyedisekiz.com (Murat ALPAY / VETERİNER HEKİM)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/duzeni-biz-bozduk-hadi-artik-duzeltelim-18</guid>
                <description><![CDATA[DÜZENİ BİZ BOZDUK, HADİ ARTIK DÜZELTELİM!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong>DÜZENİ BİZ BOZDUK, HADİ ARTIK DÜZELTELİM!</strong></span></p>

<p>Merhaba Yedisekiz okurları. İlk yazımızda sokak hayvanı sorununun oluşum kronolojisi ve insan etkenleri üzerine konuşmuştuk. Bu yazımızda ise oluşan sorunun çözüm mekanizmalarından bahsedelim.</p>

<p>Artık elimizde önüne geçilmekte zorlanılan büyük bir sorun haline gelen ve sayıca can sıkıcı bir duruma ulaşmış sokak hayvanları bulunmaktadır. Zaman zaman sürü psikolojisini kullanacak sayıya gelme ihtimalleri bizi tedirgin edebilir. Zoonoz dediğimiz hayvandan insana bulaşan hastalıkların bir pandemiye dönüşme ihtimalinden bile bahsedilebilir.</p>

<p>Neyse ki, tüm bunların önüne geçilecek tıbbi tedbirler uzun uğraşlar sonunda ülkemizde de uygulanmaya başladı. "Kısırlaştır ve doğasına bırak, sonra mikroçip ile takip kontrol mekanizması sağla" uygulaması, uzun vadede doğurganlığın önüne geçecek, kontrolsüz üreme durumu sona erecek ve ömrü tamamlanan sokak dostlarımızın sayısı doğal yollarla azaltılmış olacak.</p>

<p>Evde bakılan evcil hayvanlarımızın mikroçiplenme zorunluluğu da sokağa bırakılmanın önüne geçecek, bırakan sahipler çipler aracılığıyla tespit edilecek ve ciddi yaptırımlar uygulanacak. Böylelikle önümüzdeki 10 yıllık süreçte artık sokaklarda sahipsiz, aç, susuz, hasta hayvanlar görmeyeceğiz. Bulaşıcı hastalık riski ortadan kalkacak ve bu gelecek nesillere bırakacağımız kıymetli bir hizmet olacak.</p>

<p>Merak edenler için mikroçip, öyle korkulacak can yakıcı bir uygulama değildir. Deri altına küçük bir iğne yardımıyla yerleştirilen, ağrıya ve acıya sebep olmayan, manyetik bir sinyal yaymayan çok küçük bir medikal implanttır. Üzerine 15 haneli bir numara tanımlanmıştır ve artık petinizin kimlik numarasıdır. Uygulanan tüm medikal işlemler hekiminiz tarafından devlet sistemine kaydedilir.</p>

<p>Sevgi ve sağlıkla kalın…</p>

<p>Veteriner Hekim&nbsp;Murat&nbsp;ALPAY</p>

<div id="gtx-trans" style="left:501px; position:absolute; top:-4px">
<div class="gtx-trans-icon">&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Jun 2023 12:29:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/veteriner-hekim-murat-alpay-1677069877.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Neden Kilo Veremiyorum?</title>
                <category>Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/neden-kilo-veremiyorum-17</link>
                <author>ceren@ajansyedisekiz.com (Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/neden-kilo-veremiyorum-17</guid>
                <description><![CDATA[Neden Kilo Veremiyorum?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde pek çok insan, sağlıklı bir yaşam için kilo vermeye çalışıyor. Ancak bazı kişiler, diyet yapmalarına rağmen istedikleri sonuçları elde edemiyorlar. Peki, neden kilo veremiyorlar? İşte karşımıza çıkabilecek olası sorunlar:</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İNSÜLİN DİRENCİ</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TİROİD HASTALIKLARI</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DEMİR EKSİKLİĞİ</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SELENYUM EKSİKLİĞİ</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YETERİNCE SU TÜKETEMEMEK</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PORSİYON KONTROLÜNÜ SAĞLAYAMAMAK</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SÜREKLİ AYNI TİP BESLENMEK</span></span></strong></p>

<p>Başarana kadar her şey imkansız görünür. Yapmamız gereken şey pes etmemek. Sürekli baştan başlamak daha yorucu bir süreç. Bu yola girdikten sonra usanmadan devam etmek gerekmektedir. Yılların birikimi olan kiloların bir anda gitmesini beklememek gereklidir. Kısaca toparlarsak, diyet başlamadan önce kan tahlili verip diyetisyen eşliğinde değerlendirmesi yapılarak bir liste planlanmalıdır. Sonrası sizin azminize ve isteğinize bağlıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Jun 2023 19:35:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/04/ceren-toprakceken-diyet-beslenme-uzmani-1680891560.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayatımızda daha fazla yapay zekaya hazır mıyız?</title>
                <category>İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/hayatimizda-daha-fazla-yapay-zekaya-hazir-miyiz-16</link>
                <author>ilhan@ajansyedisekiz.com (İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/hayatimizda-daha-fazla-yapay-zekaya-hazir-miyiz-16</guid>
                <description><![CDATA[Hayatımızda daha fazla yapay zekaya hazır mıyız?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka, son yıllarda teknolojik gelişmeler sayesinde popüler hale gelmiş bir konudur. Yapay zeka, bilgisayarların insan zekasına benzer şekilde çalışabilmesini sağlayan bir teknolojidir. İnsanların doğal zekalarından öğrenilen bilgiler, yapay zeka algoritmalarında kullanılarak bilgisayarların öğrenme yetenekleri geliştirilir.</p>

<p>Yapay zeka teknolojisi, geniş bir yelpazede kullanılabilecek potansiyele sahiptir. Bu teknoloji, tıbbi teşhisler, finansal tahminler, işletme analizleri ve hatta müzik bestelemek gibi birçok alanda kullanılabilmektedir. Ayrıca, otomatikleştirme işlemleri sayesinde yapay zeka, insanların tekrarlayan görevlerden kurtulmasına yardımcı olabilir.</p>

<p>Yapay zeka teknolojisi, temel olarak üç ana kategoride incelenebilir: makine öğrenmesi, doğal dil işleme ve görüntü işleme. Makine öğrenmesi, bilgisayarların veri analizi yoluyla öğrenmesini sağlayan bir teknolojidir. Doğal dil işleme, bilgisayarların insan dili ve dil yapısını anlamasını ve yorumlamasını sağlar. Görüntü işleme ise, bilgisayarların görüntüleri analiz etmesini ve yorumlamasını sağlar.</p>

<p>Yapay zeka teknolojisi, ilerleyen yıllarda daha da yaygınlaşarak hayatımızın birçok alanında kullanılmaya devam edecektir. Ancak, bu teknolojinin potansiyel riskleri de bulunmaktadır. Örneğin, yapay zeka algoritmalarının yanlış öğrenme ve karar verme yeteneklerine sahip olması, yanlış sonuçlara ve hatalara yol açabilir. Bu nedenle, yapay zeka teknolojisi kullanılmadan önce çok dikkatli bir şekilde incelenmelidir.</p>

<p>Sonuç olarak, yapay zeka teknolojisi günümüzde birçok alanda kullanılan ve ilerleyen yıllarda daha da yaygınlaşacak bir teknolojidir. Bu teknolojinin avantajları çok fazla olsa da, potansiyel riskleri de unutulmamalı ve kullanmadan önce çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Jun 2023 14:07:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/ilhan-ersoz-google-partner-1680007516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocuklar Her Şeyin Farkında!</title>
                <category>Elif DİKİLİTAŞ / PSİKOLOJİK DANIŞMAN</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/cocuklar-her-seyin-farkinda-15</link>
                <author>elif@ajansyedisekiz.com (Elif DİKİLİTAŞ / PSİKOLOJİK DANIŞMAN)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/cocuklar-her-seyin-farkinda-15</guid>
                <description><![CDATA[Çocuklar Her Şeyin Farkında!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#262626">ÇOCUKLAR HER ŞEYİN FARKINDA</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#262626"><span style="background-color:white">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çok küçük bile olsalar, çocuklar çevrelerindeki her şeyin farkındadırlar ve beyinleri sürekli olarak kayıt halindedir. İşte bu nedenle her yaştaki çocuklar için eğitim önemlidir ama özellikle okul öncesi eğitim, ciddi önem taşır. Sürekli gelişme halinde olan beyinlerine doğru ve sağlıklı bilgi akışı sağlamak zorundasınız.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#222222">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okul öncesi eğitimin önemini bireysel ve toplumsal olmak üzere iki boyutta değerlendirmek mümkündür. Her ne kadar bu her iki boyut birbirini doğrudan ve dolaylı olarak etkilese ve iç içe görünse de daha kolay anlaşılır olması için şimdilik ayrı ayrı ele almakta fayda var. Bireysel olarak&nbsp;okul öncesi eğitim yıllarını kapsayan erken çocukluk dönemi oldukça kritik bir dönemdir. Çünkü çocuklar bu dönemde çevreleri ile etkileşerek gerek gelişimsel (bilişsel, sosyal, dil, psikomotor, duygusal) gerekse de kültürel olarak kendi kişiliğini, kimliğini ve akademik yetkinliklerini inşa etmektedirler.&nbsp;Okul öncesi eğitim çocuğun yaratıcığını destekler, yeteneklerini açığa çıkarır, kendisi ile barışık bir birey olmasını sağlar, sorumluluklarının farkında, içinde bulunduğu çevreye saygı duymayı destekler. Okul öncesi eğitim çocuğu içinde yaşadığı toplumum bir parçası olmasını kolaylaştırır ve toplumda yeterliliği doğrultusunda görevler üstlenmesini olanak sağlar. Bununla birlikte çocuğun akranları ile uzlaşmasını, akran ilişkilerini düzenlemesini, duygularını ifade etmesini destekler. Ayrıca yetişkinlik dönemindeki iyi oluşun, akademik başarının önemli bir bölümünün çocukluk yıllarındaki deneyimler (çocuğa sunulan eğitim, ortam, çevre vb) ilişkili olduğu yapılan araştırmalarla da ortaya konmuştur.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:12pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#222222">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okul öncesi eğitimin öneminin toplumsal boyutta bir değerlendirmesini yaptığımızda ilk karşımıza çıkan okul öncesi eğitimin yarattığı faydadır. Bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında okul öncesi eğitime yapılan bir birimlik yatırımın toplumsal katkı ve artı değer olarak 7 ile 10 birim arasında bir getirisinin olduğu belirtilmiştir. Bu sebeple gelişmişlik indeksi yüksek ülkelere bakıldığında okul öncesi eğitime özel bir önem verildiği ve tüm çocukların okul öncesi eğitimden yararlanması için politikalar geliştirdikleri görülmektedir. Bununla birlikte çocukların okul öncesi eğitimden yararlanması yoksulluğun azaltılmasında en önemli önleyici politikalardan biri olmakla birlikte eğitimin sonraki basamaklarında da fırsat eşitsizliğini azaltmaktadır. Ayrıca okul öncesi eğitim toplumsal barışın sağlanmasında önemli bir eğitim basamağı olarak değerlendirilmektedir. Toparlarsak okul öncesi eğitim hem bireysel hem de toplumsal olarak kritik bir öneme sahiptir. Ancak bu faydayı sağlamak adına </span><span style="background-color:white">alışılagelmiş eğitim sisteminden farklı ve verimli bir eğitimin verilmesi söz konusu olabilmelidir.&nbsp; Bu da çağın gereksinimlerinin anlaşılabilmesi yani &nbsp;<strong>21. yüzyıl öğrenme becerileri</strong>nin kazandırılması hedeflenmelidir.</span> Bunu yaparken de öğretmenlerin, eğitim ortamının ve ders içeriklerinin bu yeni duruma uygun hâle getirilmesi önemlidir. Çünkü 21.yüzyıl becerilerine sahip olmayan ve kendisini yenilemeyen bir sistemin farklı öğrenciler yetiştirmesi mümkün değildir.&nbsp; Bu kapsamda bireylerin eğitim hayatlarında ve profesyonel yaşamlarında başarılı olmalarını amaçlayan kurumlarda çocukların eğitim alması önem teşkil etmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#262626">Çocuğun eğitiminin başlaması için altı yaş çok geçtir ve bir çocuğa ne verilecekse, ilk çocukluk dönemi olan 0-6 yaşlar arası verilmelidir. Bilindiği gibi insan beyninin gelişiminin yaklaşık olarak yüzde 80’lik bölümü de altı yaşa kadar tamamlanır. Durum bu kadar önemlidir ve okul öncesi eğitim çok ciddiye alınmalıdır.</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:right"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#262626">Geleceğin Mimarları Anaokulu Kurum Müdürü-Psikolojik Danışman</span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:right"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:11pt"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span style="color:#262626">Elif DİKİLİTAŞ</span></span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 May 2023 12:34:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/elif-dikilitas-psikolojik-danisman-1677339397.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeşil Şehir Safranbolu</title>
                <category>Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/yesil-sehir-safranbolu-14</link>
                <author>neseyilmaz@ajansyedisekiz.com (Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/yesil-sehir-safranbolu-14</guid>
                <description><![CDATA[Yeşil Şehir Safranbolu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba sevgili yedisekizciler!<br />
İlk sohbetimizi hangi konu üzerine yapalım diye &nbsp;biraz fikir alışverişi yaptıktan sonra ,Google earth üzerindeki en yeşil şehirlerden biri olan Safranboluda , peyzaja dair bir giriş yapmak istiyorum❕bireysel yapılaşma ölçeğinde incelediğimizde görüyorumki toplu yaşama yönelten apartmanlarda kültürel peyzajdan oldukça uzaklaşılmıştır. Geleneksel dokusunun özenle korunduğu bölgelerde ,kişisel hobi alanları ve profesyonel yardımla özgürleştirilen yeşil alanların, yeni yapılaşma bölgesinde ,sıradan ve üzerinde düşünülmemiş bir tavırla ortaya koyulduğunu görmekteyiz,estetik kaygının 1.sırada olması gereken Safranboluda; şehir ölçeğinde yapısal projelerin tasarımına gösterilen özen yeşil doku çalışmasında da göz ardı edilmemelidir. Yeşil dokuyu ön plana çıkarmak ,bitkisel tasarımı önemsemek,dış mekan ihtiyaçlarını karşılayacak titizlikte park alanı , yürüyüş yolu ,giriş yönlenmeleri ,rüzgarlık alanları ,dikey ve yatay yeşil doku planlamaları mevsime uygun uzun soluklu bitki ve peyzaj elemanları ile kurgulanmalı ve mutlaka uygulanmalıdır❕<br />
Çuha, sıklamen, kış tatlısı, kardelen, ateş çiçeği, sardunya? en kolay yetiştirebileceğimiz , iklime uygun ve dayanıklı bitkilerdendir. Küçük ölçekte yapacağımız her bireysel iyileşme ,büyük ölçekte kentimizin ve yaşam alanlarımızın kalitesini arttıracaktır. Bilinçli ama ufak dokunuşlara ihtiyacımız var , neden en iyiler bizim olmasın?<br />
Yorumlarda birdahaki yazımız için önerilerinizi bekliyorum?<br />
Sevgi dolu ve pozitif günlerde&nbsp;buluşalım..</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 May 2023 17:56:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/nese-yilmaz-ergul-1676501363.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAYRAMDA NASIL BESLENMELİYİZ ?</title>
                <category>Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/bayramda-nasil-beslenmeliyiz-13</link>
                <author>ceren@ajansyedisekiz.com (Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/bayramda-nasil-beslenmeliyiz-13</guid>
                <description><![CDATA[BAYRAMDA NASIL BESLENMELİYİZ ?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BAYRAMDA NASIL BESLENMELİYİZ ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ramazan ayının son günleri yaklaştı. Bayramda tatlılara ‘nasıl hayır diyeceğim’&nbsp; diye düşünenler çok fazla <span style="font-family:Wingdings">J</span> </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bayramda ikram edilenlere ‘hayır’ demek zor ama; &nbsp;ya hep,ya hiç mantığını da onaylamıyorum. Porsiyon kontrolü sağlayarak keyifli bir bayram geçirmeyi hedeflemelisiniz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bayram için öneriler;</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yakın mesafe ziyaretlerine mümkün olduğunca yürüyerek gidilmelidir. Asansör yerine merdiven kullanılabilir.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bayram sofralarına hazırlık yaparken atıştırmamalı , ortadan yememelisiniz. Kendinize porsiyon kontrollü bir tabak hazırlayarak onu yemeniz kilo kontrolü için faydalı olacaktır.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ziyaretler sırasında çay,kahve tüketimi artacağından su içmeyi unutabilirsiniz. Günlük 2-2,5 lt su içmeyi ihmal etmemelisiniz.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şerbetli tatlılara gelirsek <span style="font-family:Wingdings">J</span> Mümkün olduğunca porsiyon azaltarak tüketmelisiniz.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bayram ziyaretlerine aç gitmemek de önemli. Aç gittiğiniz zaman porsiyon kontrolü sağlamak çok mümkün olmayacaktır. Evden öğününüzü tüketip tok çıkmanız daha az tatlı istemenize yardımcı olacaktır.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Akşam öğününüzde sebze tüketmek kalorisel olarak ve sindiriminiz için önemli.</span></span></li>
	<li><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bayramda ana öğünlerinizi atlayıp ikram tabaklarıyla öğün geçiştirmemelisiniz. Şeker ve çikolata tüketimine dikkat etmeli, paketli gıdaların hacminin küçük kalorilerinin büyük olduğunu unutmayalıyız.</span></span></li>
</ul>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İyi bayramlar diliyorum herkese, çok gülüp az yediğiniz bir bayram olması dileğiyle...</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Apr 2023 16:24:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/04/ceren-toprakceken-diyet-beslenme-uzmani-1680891560.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KARABÜK\&#039;TE LİSTELER SAVAŞI!</title>
                <category>Saygın Adem / Analist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukte-listeler-savasi-12</link>
                <author>saygin@ajansyedisekiz.com (Saygın Adem / Analist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/karabukte-listeler-savasi-12</guid>
                <description><![CDATA[KARABÜK\'TE LİSTELER SAVAŞI!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARABÜK'TE LİSTELER SAVAŞI!</strong></p>

<p><br />
<strong>AK PARTİ:</strong></p>

<p>Burada AK parti liste birincisi Cem Şahin çok büyük tepki oluştu ve sanki babadan oğula geçen bir miras gibi siyaseti de bu noktaya getirdiler ve bu teşkilat için koşturan gece gündüz çalışan kişilerin hepsini bir kenara atıp ANKARA dan liste başı gelmesi insanlarda bu parti DAVA partisi olduğunu inanıyoruz ama sanki babadan oğluna VEKİLLİK miras mı diye sorguluyor ve Teşkilat içinde kırılmalar olmuş görünüyor ama burada muhalefet parti genel merkezi CUMHUR İTTİFAKI nasıl kazanır öyle LİSTE hazırlayın demiş olsalar ancak böyle bir liste çıkardı diyebiliriz.. &nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;</p>

<p><strong>CHP:</strong></p>

<p>Eski İL BAŞKANLARI kızağa çekeceksin sonra dışarıdan bir aday ile birinci sırayı dolduracak ve sonra sen OY vereceksin diye dikta edeceksin burada bilinmesi gereken olay KARABÜK de bulunan CHP seçmeni için hiç olmayacak bir davranış olduğu kesin neden mi çünkü birinci sıra ADAY buradaki CHP seçmenin DİNAMİĞİNİ bilmiyor zaten tam öğrenecek seçim bitecektir... NE BU CHP SEÇMENİN ÇİLESİ GALİBA BİTMEYECEK??...<br />
&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;</p>

<p><strong>İYİ PARTİ:</strong></p>

<p>Burada en çok konuşulacak parti İYİ PARTİ diyebiliriz Karabük'te aday adayı döneminde en çok ilginin olduğu parti İYİ PARTİ olarak görülüyordu şehrin dinamiklerini çekecek onları sahaya sürükleyecek aday adayları buradan aday olmak için başvurdu ve şehirde seçim hareketliğini kazandıran parti tek başına İYİ PARTİ oldu dersek yanılmayız..&nbsp; &nbsp;kendi içinden çıkan ADAY ADAYLARI varken tek özelliği GİK üyesi olduğu söylenen bir kişiyi ADAY yapmak bu şehirdeki İYİ PARTİ seçmene ve ADAY ADAYLARINA ihanet değil midir bunu sormak gerekir...A.Çetin Aygün,İsmail Yalav,Ozan Canyurt,Yalçın Kılınç ve Mustafa Özata gibi isimler kendi içlerinde iddialı aday adayları olarak göze çarparken her biri seçim kazanma gücüne sahipken Genel Merkez bu yanlışsa nasıl düşebilir bunun izahı var&nbsp;mı&nbsp;acaba?</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Apr 2023 20:01:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/saygin-adem-analist-1678126760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RAMAZANDA BESLENME</title>
                <category>Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ramazanda-beslenme-11</link>
                <author>ceren@ajansyedisekiz.com (Ceren TOPRAKÇEKEN / DİYET &amp; BESLENME UZMANI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/ramazanda-beslenme-11</guid>
                <description><![CDATA[RAMAZANDA BESLENME]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba yedisekiz okurları!&nbsp;</p>

<p>Bu yazımda sizlere Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin öneminden bahsedeceğim</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RAMAZANDA BESLENME</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmek önemlidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 ana öğün ve 1 ara öğün şeklinde olan beslenmemizi mümkün olduğunca çeşitlendirmeliyiz. Vücudumuzun ihtiyacı olan besin ögelerinin karşılanabilmesi için tüm besin gruplarından tüketilmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kısaca öğünlerde nelere dikkat etmemiz gerektiğini konuşalım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Önceliğimiz yavaş yemek yeme. Hızlı yemek yeme;&nbsp; iftarda, ihtiyacınız olandan daha fazla yemek yemenize sebep olur. Hazımsızlık, mide ekşimesi, şişkinlik gibi problemlere sebep olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Posa alımına dikkat etmeliyiz. Kabızlık sorunu yaşamamak için lifli beslenmek değerli.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bol su için. Vücudumuzu canlı tutan en büyük etken su. İftar ve sahur arasında yeterli su tüketimi sağlanmazsa metabolizmamız yavaşlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tuz alımını azaltın. Tuz, gün içerisinde susuzluğun artmasına neden olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahur öğününü atlamak ramazanda yapılan en büyük hatalardan. Mutlaka sahur yapılmalı ki vücudunuzu gün boyu sürecek açlığa daha iyi hazırlamış olun. Bu sayede metabolizma hızınız daha geç düşer.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahurda kahvaltılık tercih etmeniz tokluğunuzu artıracaktır. Sahur sonrası kuru meyve ve ceviz tüketimi dengeli beslenmenizi ve kan şekerinizi dengede tutmanızı sağlayacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İftarda uzun süren açlık sonrası zor olsa da iradenizi korumalısınız. Bir bardak su ile orucunuzu açtıktan sonra çorba ve salata ile devam edebilirsiniz. Sonrasında mutlaka 10-15 dk ara verip ana yemeğe öyle geçiş yapmalısınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ağır yemeklerden kaçınılmalı, posa içeriği yüksek besinler tüketilmelidir. Pişirme yöntemi fırınlama-ızgara veya haşlama şeklinde olmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yemek sonrası hemen çay içmek de önermediğimiz başka bir konu. Yemek sonrası içilen çay vücudumuzda demir emilimini azaltır. 1 saat sonra açık çay içebiliriz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ramazan tatlısız olmaz <span style="font-family:Wingdings">J</span>&nbsp; Tatlı yemeyin demiyoruz ama haftada 1-2 defa sütlü tatlı veya dondurma yeterli olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ramazan ayında ne zaman tartılmalıyız ? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahurdan 10-12 saat sonra alınan ölçüm en doğru ölçümdür. İftardan önce vücutta sıvı kaybı olduğundan dolayı kilonuz normalden az çıkar. İftardan sonra alınan ölçüm de tokluk ölçümü olduğu için yanıltıcıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Son olarak iftardan 1-2 saat sonra yürüyüş yapmak sindiriminize yardımcı olacaktır.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 21:19:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/04/ceren-toprakceken-diyet-beslenme-uzmani-1680891560.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Web Tasarım, Modern Çağın Kesintisiz Bilgi Kaynağı İnternet!</title>
                <category>İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/web-tasarim-modern-cagin-kesintisiz-bilgi-kaynagi-internet-10</link>
                <author>ilhan@ajansyedisekiz.com (İlhan ERSÖZ / GOOGLE PARTNER)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/web-tasarim-modern-cagin-kesintisiz-bilgi-kaynagi-internet-10</guid>
                <description><![CDATA[Web Tasarım, Modern Çağın Kesintisiz Bilgi Kaynağı İnternet!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">İnternet iletişimi tartışmasız bir şekilde insanlığın tüm yaşamına büyük katkı sağlıyor ve artık insanoğlu internetsiz bir yaşama asla geri dönemez. Kurumsal Web tasarımı veya Kişisel Bloglardan oluşan bu dünya adeta büyük bir yarış alanına dönüşmüş durumda.&nbsp; İster ticari ister kişisel olsun kalıcı olmanın en iyi yolu internette yani WEB dünyasında yer almaktır. Son yıllarda çok daha profesyonel bakış açısı ile oluşturulan web siteleri sanal dünyada ki yerlerini sağlamlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar ve bunda son derece haklılar. Çünkü fiziki şartlarda hiçbir işyeri aynı anda on binlerce insan tarafından gezilemez ve o işyerinden alışveriş yapılamaz. Bu kadar fonksiyonel bir işyeri fiziki şartlarda henüz inşaat edilmedi dolayısıyla bütün ticari faaliyetin bir gün internet üzerinden tanıtılması veya satışının sanal ortamlarda yapılacağı unutulmamalıdır. Bunun anlamı web dünyasında yerinizi sağlam bir şekilde almadığınız takdirde web alanında yerini almış ticari rakiplerinizin sağladıkları yüksek iş hacmi ve cirosun izlemektir. Rakiplerinizin şanslı olduğuna kendinizi inandırmanız ne kadar sürer bilinmez ama çok geç kalmadan yerinizi almak birkaç saatinizi alır. Karabük web tasarımında lider kuruluş olma yönündeki firmamızı aramanız bile bunun için atılmış önemli bir adım olacaktır. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Sanal Mağazalar Alışverişin Merkezi Konumunda.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Web dünyasında kişisel blogların çok çabuk ve ücretsiz bir şekilde oluşturulabildiği günümüz teknolojisinde ticari düşüncelerin bu kadar kolay oluşturulabilmesi mümkün değildir. Sonuçta online alışveriş yapılan veya kargo vasıtasıyla gönderilerin alışverişin hız kazandığı internet üzerinde milyarlarca veri akışını sağlamak hiç de sanıldığı gibi kolayca kontrol altında tutulan bir olgu değildir. Söz gelimi milyarlarca insanın artık efektif paraya dokunmadan ışık hızıyla finans sektöründe alım ve satım yapabildiğini düşünürsek bu kadar yüksek miktarda verinin korunmasının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Mega serverler ile sağlanan bu akışı güven içinde tutmak öncelikle web sitelerinin görevidir.&nbsp; Üstelik bu bilgileri gerektiğinde ulaşmak için arşivlemek karışık kodlamalar bütününden oluşan tasarımlar gerektirir. Bunun yanı sıra veri güvenliği sadece internet kullanıcıları açısından tehdit oluşturmaz. Kurumsal bağlamda ürün geliştirme ve pazarlama yapan web sitelerinin projelerinin veya abonelerinin korunması ancak uzman kadrolarca oluşturulacak tasarımları kullanmaları ile mümkün olur. Sizlerin teveccühü ile profesyonel web tasarımlarınızı sanal yaşama kazandıran Karabük web tasarım alanında kendisini ispat etmiş Teknoers Web Tasarım Hizmetleri olarak en hızlı çözümleri en uygun fiyatlamalar ile sunmaktayız. Lütfen bizlerlerle iletişim kurun ve bilgi almaktan çekinmeyin web tasarımları ile ilgili her türlü konuda sizleri bilgilendirmek mesleki anlayışımızın gereğidir.</span></span></span></p>

<p>Saygılar sunarım...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 15:45:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/ilhan-ersoz-google-partner-1680007516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>COĞRAFYANIN KADERİ “BEL AĞRISI”</title>
                <category>Utku Mert Kanal / Fizyoterapist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/cografyanin-kaderi-bel-agrisi-9</link>
                <author>utku@ajansyedisekiz.com (Utku Mert Kanal / Fizyoterapist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/cografyanin-kaderi-bel-agrisi-9</guid>
                <description><![CDATA[COĞRAFYANIN KADERİ “BEL AĞRISI”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">COĞRAFYANIN KADERİ “BEL AĞRISI”</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Yaşadığımız coğrafyada ki çalışma şartları ve her geçen gün artarak giden günümüz teknolojisine ayak uydurmayla birlikte gelen hareketsiz yaşamın sebep olduğu kilolar ile artan bel ağrıları yaşam kalitemizi olumsuz etkilemekte. Bel ağrıları bir çok farklı şekilde hayatımıza dahil olabilir. Çalışma şartlarından kaynaklı tekrarlı zorlayan hareketler, travmalar, stresli ve uykusuz geçirdiğiniz bir dönem, hamilelikten kaynaklı değişen bel kıvrımı ve ağırlık merkezi, fazla kilolar ve sigara kullanımı bu sebeplerden sadece bazıları. Ağrılar haftalarca hatta aylarca peşinizi bırakmayabilir ve etkilenim her zaman sadece bel ile sınırlı kalmayıp kalçadan bacaklara yayılan ağrılara dönüşebilir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">2015 yılında yapılan bir araştırma ülkemizde senede yaklaşık 8-9 milyon MR çekildiği ve bu sayıyla ABD’yi geride bırakarak dünyada zirveye yerleştiğimizi göstermekte. Aslında bu yapılan araştırma yazımın başlığını kısaca özetlemekte. Yapılan tetkik sayısına bakılırsa her 10 hastadan bir tanesi ağrı ya da benzeri bir durumla hekime başvuruyor. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Hal böyle olunca her birey ağrılarından kurtulmak için çözümler aramaya başlar fakat unutulmaması gereken durum her bireyin birbirinden farklı olduğudur. Bir başkasının fayda gördüğü tedavi şekli size faydalı olmayabilir. Alacağınız en doğru destek uzman sağlık personelinden olacaktır. Paniğe kapılmayın çünkü&nbsp; bel ağrısına yakalanan hastaların çok büyük kısmı cerrahiye gerek kalmadan bu şikayetlerinden kurtulabilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">İyileşmenizde ki büyük etkenin günlük yaşam aktiviteleriniz olduğunu unutmayın. Her birey ağrısına sebep olan durumu kendi gözlemleyebilir ve dolayısıyla bunu hayatından çıkarması gerekmektedir. Bu; çalışma şartlarından kaynaklı yanlış oturma pozisyonu, beden gücüne dayanan bir işi varsa vücut mekaniğini yanlış kullanması, yanlış sertlikte yatak kullanımı gibi birçok faktöre bağlı gelişebilir. Bunların farkındaysanız bir fizyoterapiste danışıp sadece bu rutinlerinizi düzenleyerek bile bu şikayetlerden kurtulabilirsiniz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Bunların yanı sıra yürüyüşün azaltılması bilinenin aksine olumsuz sonuç doğuracaktır. Ortopedik problemlerde problem zaten kas güçsüzlüğü ya da dengesiz kas gücü dağılımıdır. Bu yüzden hareketi hayatımızdan çıkarmak doğru değildir. Gün içinde yapılan kısa mesafe yürüyüşleri fayda sağlayacaktır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Klinikte rastladığımız sık sorulardan biri dik durmak ya da beli desteklemek için çelik korse kullanımıdır. Hekiminiz ya da fizyoterapistinizden aldığınız öneriler dışında bilinçsiz kullanımı ilerleyen zamanlarda faydadan çok zarara dönüşecektir. Çelik korseler yapısı itibariyle karın çevresi kasların görevini üstlenmekte ve o kasların aktif faaliyetini azaltmaktadır. Çalışmayan kasın zaman içerisinde zayıflayacağından dolayı uzun süreli kullanımlarda şikayetlerin artmasına neden olacaktır. Bu yüzden kontrolünde olduğunuz hekiminiz ya da fizyoterapistiniz önermediği sürece bilinçsiz çelik korse kullanımı önerilmemektedir.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>İnternetten araştırarak gördüğünüz egzersizlerin hepsi size fayda sağlamayabilir. Fizyoterapistlerin benimsediği&nbsp; “hastalık yoktur, hasta vardır” ilkesi bu durumu güzel özetliyor. Bir başkasına iyi gelen egzersiz sizde ağrının artmasına sebep olabilir. Bu yüzden uzman hekime muayene olduktan sonra hekiminizden aldığınız öneri doğrultusunda fizyoterapistiniz tarafından şahsınıza özel düzenlenen egzersizler,&nbsp; yanlış yapılan aktivitelerin düzenlenmesi ile birlikte fizyoterapi uygulamalarının bir bütün olarak uygulanması şikayetlerinizden kurtulmanıza yardımcı olacaktır.<br />
Son bir öneride uykunuza. Günün çok büyük bir kısmının uyuyarak geçtiğini hatırlatacak olursak uyuma pozisyonunun ve yatak sertliğinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamış&nbsp; oluruz. En sağlıklı uyuma pozisyonu yan yatışta, bacakları karna çekip, iki bacak arasına konan bir yastıkla sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda yumuşak yatak sanılanın aksine omurga sağlığı açısından uygun değildir. Tercihiniz orta sertlik olmalıdır. Fakat eşlik eden başka patolojiler mevcutsa bu da her birey için geçerli olmayıp kişiden kişiye farklılık gösterebilir.<br />
Yazımda sizlere temel vurgum her bireyin özel ve tek olduğu. Lütfen insan vücudunun bir makine olmadığını, çözüm yollarında deneme yanılma ile daha büyük problemlere sebep olabileceğini unutmayın ve alanında uzmanlaşmış meslek mensubu kişilere danışın. Sağlıklı bir gün geçirmeniz dileğiyle…</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Mar 2023 17:23:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/utku-mert-kanal-fizyoterapist-1679149382.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ PARTİ ve KARABÜK</title>
                <category>Saygın Adem / Analist</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/iyi-parti-ve-karabuk-8</link>
                <author>saygin@ajansyedisekiz.com (Saygın Adem / Analist)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/iyi-parti-ve-karabuk-8</guid>
                <description><![CDATA[İYİ PARTİ ve KARABÜK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ PARTİ VE KARABÜK<br />
&nbsp; Karabük'te istediği teşkilatı kurmakta zorlanan parti tartışmaları bir kenara bırakıp yoluna devam etmek istiyor ama suni gündem bir türlü yakasına bırakmıyor ve onun için seçimlere bir türlü entegre olamadığını söyleyebiliriz yani kısaca parti içinde MUHALEFET etkisini sürdürüyor peki kimler adaylık yarışında olur beraber inceleyelim mi ?<br />
&nbsp; &nbsp;ALİ ÇETİN AYGÜN: Tartışmalı bir atama ile İl Başkanı olduktan sonra parti içi muhalefetin ayyuka çıktığı bir isim diyebiliriz kimileri siyaseti bilmez derken diğer bir kesim fazla Atatürkçü ve Türkçü diyerek eleştirdi tabii ki halkın dilinden konuşmaz vatandaşa inmesi mümkün değil diyenlerin sayısı bir hayli fazla ama kendisine siyasetten anlamaz diyenlere inat tüm teşkilatları oluşturup sahiplerine teslim etti ve Genel Merkezde ki çevresi ve Teşkilat içindeki yapısı ile aday olabilecek en yakın aday adaylarından bir tanesi diyebiliriz tabii ki halkın içine girer mi siyaseti vatandaş içinde yapabilir mi onu sahada göreceğiz tabii ki aday olursa!<br />
YALÇIN KILINÇ: Karabük'te yıllarca eğitimcilik kimliği ile ön plana çıkan ve binlerce öğrenciyle iletişim kurabilen bir çok öğrencisi üzerinde saygınlık kazanmış bir öğretmen olmasının yanında cemiyet insanı olarak tanınmış bir aday adayı diyebiliriz...<br />
&nbsp; Karabük'te araştıran ve onu yüksek sesle söyleyen Karabük sorunları bilimsel anlatacak bilgi birikime sahip nadir insanlardan bir tanesi peki sayın KILINÇ kendini Genel Merkezde bir karşılık bulabilir mi çünkü parti içinde pek etkinliğe sahip olmadığını biliyoruz yani teşkilatta bulunanlar veya parti içinde siyasetin içinde bulunanlardan fazla destek bulacağını zannetmiyorum onun için adaylık konusunda bu da kendisine handikap yaratabilir bunları aşarsa İYİ PARTİ meclis grubunda iyi bir hatip olacaktır tabii ki sahada seçimi kazanır mı bakacağız...<br />
İSMAİL YALAV: Karabük' te İYİ PARTİ teşkilat değiştiği zaman Ali Çetin Aygün ile birlikte İl yöneticisi olarak görev yapan Yalav bu süre zarfında sayın AYGÜN ile yollarına ayırınca adeta Parti'nin önceki yöneticilerin ve mevcut bir kısım yöneticinin ABİSİ olduğu gözlemleniyor... Karabük'te iş adamı olan sayın YALAV Parti içinde sevilen ve sayılan aday adayı pardon ABİSİ diyelim onun için parti içinde sayın AYGÜN ile birlikte en çok desteği alan aday adayı YALAV diyebiliriz kendisi çok iyi bir ekip kurmuş ekibin hepsi de parti içinde bulunan kişilerden oluşuyor bu sayın YALAV için tabii ki şans sayın YALAV Ankara Genel Merkez ile görüşme yaptıktan sonra aday adaylık için daha istekli olduğu konuşuluyor.<br />
&nbsp; Karabük cemiyet ve siyasi hayatında tanınan sayın YALAV sahada nasıl olacak eğer sert bir seçim olursa adaylığı sahada YAVAN mı kalır bunu seyredeceğiz...<br />
OZAN CANYURT: Karabük'te son zamanlarda en etkili isim herkesin konuştuğu ve herkese dokunabilen kendini geliştirmiş genç isimlerinden diyebiliriz…&nbsp;<br />
&nbsp; Sayın CANYURT Ankara'da köklü bir holding de üst düzey bir yönetici ve sürekli sahada olan sayın CANYURT sürekli Karabük ile ilgili çalışmaya imzasını atıyor sürekli bir koşuşturma içinde enerjisi yüksek bir kişi diyebiliriz değişik partide olanların bizim partiden aday olabilir söylemi dışında sayın CANYURT aday olacak mı diye bizde merak ediyoruz ...<br />
&nbsp; Sayın CANYURT aday olursa parti içinde tanınması zaman alacaktır parti içinde olmadığı için eleştiri ile karşılaşacaktır ama sayın CANYURT bu handikapları çalışması ve enerjisi ile aşılacaktır tabii ki sahada tutumu ile farkı kapatabilir mi hep birlikte seyredelim .....<br />
MUSTAFA ÖZATA: Karabük Safranbolu ilçesinde MHP belediye başkanlığı adayı olan sayın ÖZATA az bir oyla seçimleri kaybetti ondan sonra Meral Akşener yanında yer alarak MHP kongre yapması için imza toplayan ekibin içinde yer aldı bu süreçte sayın AKŞENER'İN en yakınında oldu diyebiliriz....<br />
&nbsp; &nbsp; Sayın AKŞENER parti kurunca onunla birlikte Parti'nin içinde yer alan ve sayın AKŞENER ile birlikte çalışma yapan kişilerden diyebiliriz ..<br />
&nbsp; &nbsp;Sayın ÖZATA olup biteni seyrediyor hiç parti içindeki olaylara müdahil olmadığı gözlemlenen Sayın ÖZATA kimseyi dökmeden ve kırmadan listeye girebilecek en büyük adaylardan diyebiliriz....</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Mar 2023 21:20:54 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/03/saygin-adem-analist-1678126760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merhaba yedisekiz okurları. Konuşulacak konular o kadar çok ki!  İlk öncelikle sıcak konulardan biri olan hükümet istifa ile başlayalım.</title>
                <category>Mustafa Çevik / SPOR GAZETECİSİ / YORUMCU</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/merhaba-yedisekiz-okurlari-konusulacak-konular-o-kadar-cok-ki-ilk-oncelikle-sicak-konulardan-biri-olan-hukumet-istifa-ile-baslayalim-7</link>
                <author>mustafacevik@ajansyedisekiz.com (Mustafa Çevik / SPOR GAZETECİSİ / YORUMCU)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/merhaba-yedisekiz-okurlari-konusulacak-konular-o-kadar-cok-ki-ilk-oncelikle-sicak-konulardan-biri-olan-hukumet-istifa-ile-baslayalim-7</guid>
                <description><![CDATA[Merhaba yedisekiz okurları. Konuşulacak konular o kadar çok ki!  İlk öncelikle sıcak konulardan biri olan hükümet istifa ile başlayalım.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konuşulacak konular o kadar çok ki! İlk öncelikle sıcak konulardan biri olan hükümet istifa ile başlayalım. Hükümet istifa: Bu ülkede hala 20 yıldan beri AKP hükümeti varken, hükümetle devleti ayırt edemeyen insanların olması aslında bizim eğitim seviyemizin ne kadar düşük olduğunu gösterir. Devlet devlettir. Türkiye Cumhuriyeti kıyamete kadar payidar kalacaktır ve dört bin yıllık tarihe sahiptir.Metehan’dan,Ergenekon’dan bu tarafa kadar gelen bir Türk geleneği vardır. Biz devletçiyiz biz milliyetçiyiz. ama insanların beğenmediği yönetim şeklinin anayasanın vermiş olduğu kanun gereği dile getirme hakkı vardır. Bu istersen sanat camiasında olur istersen spor camiasında olur. Stadlarda yükselmeye başlamış neymiş provakotörlükmüş.Arkadaşlar cumhurbaşkanlığı seçiminde daha güzel bir Türkiye için bende varım diyenler ağzını açmayanlar bugün Fenerbahçe ve Beşiktaş’ ı vatan haini ilan ediyor. Halbuki onların iki kulübünde tarihine baktıklarında ne kadar büyük vatanperver olduklarını devletçi olduklarını tıpkı Ankaragücü,tıpkı Altay,tıpkı Karşıyaka gibi olduklarını öğrenecekler öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Hükümet istifa kesinlikle bir provokatör eylem değildir. Hükümet istifa kesinlikle bir kaos ülkede yaratmak değildir. Bu ülkede elli bin kişi ölmüş, devlette alınamayan önlemler ve bir kilo kıymanın kilosu 240 TL olmuş,gayet insanların buna tepki göstermesi&nbsp; normal. Çivi mi çaktınız?Elbet siz gideceksiniz başkaları gelecek,başkaları gidecek hükümetler gelir geçer baki olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Hadi bunları geçtik. Son günlerde konuşulan bir olay daha var hastaneye girip kurşun yağdıran Arda Turan’ın Ümit Milli teknik direktörlüğüne adı geçiyor. Teknik direktör demeye utanıyorum. Pro Lisans’ı yok Arda Turan’ın.Bir kamuoyu algısı yapılmaya çalışıldı ama kamuoyundan o kadar büyük tepki var ki Tolunay Kafkas sonrası Arda Turan'ın Ümit Milli takımına gelmesi Arda Turan’ın arkasındaki güç kim?’Göksel Gümüşdağ’Arda Turan hastaneye girip kurşun attığı zaman buna cezaevine girmekten kurtaran kim?’ Göksel Gümüşdağ’. Göksel&nbsp; Gümüşdağ kim? Cumhurbaşkanına yakın olan bir isim o yüzdende,Arda Turan’ın Ümit Milli Takımı’nın başına gelmesine şiddetle karşı çıkıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;*</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Başka çok önemli bir konu var Şubat ayının ortalarında bir hakem semineri yapıldı.Bu seminere konuşmacı olarak Ali Atıf Bir katıldı bu kişi kimdir?Profesördür,iletişim konusunda uzmandır. Ama zamanında fetönün adamlarından birisiydi.Zaten internete Ali Atıf Bir yazdığınızda karşınıza çıkacaktır.Ben burdan Türkiye Futbol Federasyonu başkanı sayın Mehmet Büyükekşi’ ye soru sormak istiyorum,Türkiye Cumhuriyeti’nde o kadar akademisyen varken o kadar büyük iletişim uzmanları varken neden Ali&nbsp; Atıf&nbsp; Bir ? Sayın Mehmet Büyükekşi&nbsp; kendin Tuskan üyeliğinden feto'den soruşturma geçirmişsin.Kardeşin Aykut Büyükekşi’ye kimi kaçak diyo,kimi feto'nun kasası diyor ve hergün gün aşırı feto ile ilgili hakkında iddianameler varken neden hala feto'nun yağdanlığı,amerikan ajanı bir kişi olan Ali Atıf Bir’i hakemlerin seminerine konuşmacı olarak çıkartıyorsun? Haberin yoksa da bundan merkez hakem komitesinin çiçeği burnunda başkanı Lale Orta’nın da bu konuyu açıklaması gerekir. neden Ali Atıf Bir?Siz bizim aklımızla alay mi ediyorsunuz?Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkma eyleminde olan bir amerikan ajanına yağdanlık yapmış bir akademisyen neden Süper Lig hakemlerinin seminerinde konuşmacı olarak iletişim uzmanı olarak konferans veriyor bunu çok merak ediyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Son olarakta kendi memleketim ile ilgili bir şey söyleyeceğim,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye’de biliyorsunuz Anadolu kulüplerinin canını okudular bu kulüplerin başında da Karabükspor geliyor Arsen Lüpen’den büyük hırsızlık yapıldı!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Geçtiğimiz günlerde Karabükspor'un mahkemesi vardı ve mahkeme öncesi TBMM başkanlığı yapmış Adalet bakanlığı yapmış,spordan sorumlu devlet bakanlığı yapmış,Karabük’ün her türlü kaymağını yemiş şehrin abisi olarak hava atan Mehmet Ali Şahin'e mahkemeden bir gün önce telefon açtım “ Gel davada bizi yalnız bırakma,beraber yürek yüreğe olalım , el ele verelim”dedim ve cevabı ise “ Ben davaya gelmeyeceğim artık abilerede sallıyorlar bu şehirde”dedi ve çok üzüldüm, demek Karabük adı gibi bahtıda kara bir şehir!Maalesef durum bundan ibaret sevgili okurlar.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">Mustafa Çevik</span></span></p>

<div id="gtx-trans" style="left:264px; position:absolute; top:637.844px">
<div class="gtx-trans-icon">&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Mar 2023 18:14:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/mustafa-cevik-spor-gazetecisi-yorumcu-1676909101.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYALARI KİME AİT?</title>
                <category>Tuğba YALAV KANAL / AVUKAT</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/dugunde-takilan-ziynet-esyalari-kime-ait-6</link>
                <author>tugba@ajansyedisekiz.com (Tuğba YALAV KANAL / AVUKAT)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/dugunde-takilan-ziynet-esyalari-kime-ait-6</guid>
                <description><![CDATA[DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYALARI KİME AİT?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">DÜĞÜNDE TAKILAN ZİYNET EŞYALARI KİME AİT?</span></strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Geçmişten geleceğe hep aynı yerde takılıp kaldık. Eskiden kadının ailesinin "başlık parası" adı altında istediği paranın yerini şimdi "liste" ler aldı. 20 gram altın, set, pırlanta, çeyiz derken gittikçe talepler de artış gösterdi. Peki nedir bu düğündeki takılan takıların hukuki boyutu?</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;"Evlilikte paranın lafı mı olur? Ne fark eder her şey ortak zaten! " dediğinizi duyar gibiyim ancak boşanma söz konusu olduğunda en çok önemsenen konu ne yazık ki para olmakta. Gelen boşanma davalarında "düğünü eşimin ailesi yaptığı için altınları elimden aldı" "kayınvalidem ev alacakmış altınlar zaten bizim dedi aldı" "eşim araba alacaktı altınlar zaten ortak dedi altınları sattı kendine araba aldı" gibi cümleleri ne yazık ki çok duyuyoruz. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Düğünde takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğu hep merak konusu oldu. Uzun süredir tartışmayı sona erdiren Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son karar olarak kim tarafından takıldığı önemli olmaksızın ve hangi tarafa olduğu önemli olmaksızın düğünde takılan bütün ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna karar verdi. Bu durum evlilik birliği içerisinde çok fazla gündeme gelmese de boşanma aşamasında ne yazık ki çok fazla gündem olmaktadır. Takılan bütün ziynet eşyaları kadının kişisel eşyası sayıldığı için kadın, bütün ziynet eşyalarını talep edebilmektedir. Kadın evlilik içerisinde bu ziynet eşyalarını erkeğe verdiyse dahi bu durumda bu ziynet eşyalarını geri almamak koşuluyla verdiğini erkeğin ispat etmesi gerekmektedir. Aksi halde erkek aldığı ziynet eşyalarını geri vermek üzere&nbsp; aldığı varsayılır ve boşanma aşamasında kadın bunları talep edebilir. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu yazımla umarım artık düğünü biz yaptık altınlar bizim diyen kayınvalideler, düğün takıları ile kendisine araba almayı planlayan eşler, boşanırsan kuruş vermem diyen erkekler de son bulur ve tabiki günümüz koşullarında başlık parasının modernleşmiş hali olan listelerin de son bulması dileğiyle.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Av. Tuğba YALAV KANAL</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 20:34:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/avukat-tugba-yalav-avukat-1677605648.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PSİKOLOJİ &amp; ZİHİNSEL SAĞLIK</title>
                <category>Elif DİKİLİTAŞ / PSİKOLOJİK DANIŞMAN</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/psikoloji-zihinsel-saglik-5</link>
                <author>elif@ajansyedisekiz.com (Elif DİKİLİTAŞ / PSİKOLOJİK DANIŞMAN)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/psikoloji-zihinsel-saglik-5</guid>
                <description><![CDATA[PSİKOLOJİ & ZİHİNSEL SAĞLIK]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Yaşamımız boyunca bizi derinden etkileyen, sarsan, korkutan olumsuz yaşam olaylarıyla karşılaşmamız oldukça olasıdır. Bazen biz yaşamasak bile etrafımızdaki insanların sevdiklerini aniden kaybettiklerine, ağır hastalıklarla mücadele ettiklerine ya da iflas gibi çok zorlayıcı deneyimlerle karşı karşıya kaldıklarına şahit oluruz. Bu yaralayıcı olaylar benzer gibi gözükse de kişilerin bu olaylara verdiği tepki ve cevaplar çok çeşitli olabilir. Evrensel verilerle hazırlanan insanın başına gelebilecek en zorlayıcı yaşam olayları listesinin bir numarasında partnerin (eşin) veya çocuğunun ölümü yer almaktadır. Fakat bu deneyimi yaşayanların bir kısmı sağlıklı bir yas süreci yaşayarak yaşamlarına devam edebilirken diğer bir kısmı da bu kayıpla birlikte ağır depresyona girebilir. Peki başımıza gelen bu ağır olayları karşılama ve yorumlama şeklimiz neye göre değişiyor? </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Verdiğimiz tepkilerin değişkenlik göstermesinin başlıca nedenlerinden biri sahip olduğumuz ‘Psikolojik Sağlamlıktır’. Psikolojik sağlamlık, zor durumlar karşısında adeta hacıyatmaz gibi yeniden ayağa kalkma yeteneği olarak tanımlanabilir. Psikolojik sağlamlık sadece yaşamaya devam edebilmek değil, zorluklara uyum sağlayarak, gelişerek, zihinsel ve ruhsal olarak büyüyerek zorluklardan öğrenebilme kapasiteleriyle ilgilidir. Gerçek şu ki, stres kaçınılmazdır. Stresle başa çıkabilmenin yolu psikolojik sağlamlığımızı güçlendirmekten geçmektedir. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Psikolojik sağlamlığınızı geliştirmek için:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">1.&nbsp; Becerilerinizi gözden geçirin.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Bugün kendinize özgü saydığınız beceri ve özelliklerinizi nerede ve ne şekilde geliştirdiğinizin farkına varın. Yaşadığınız olayların her biri sizde ne gibi beceriler gelişimini destekledi, size neler öğretti, sıkça değerlendirin. Geçmişinizden, başınıza gelen olaylardan öğrenin. “Bu bana ne öğretti? Bu olayda hangi kapasitelerim gelişti?” sorusunu kendinize yöneltin.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">2.&nbsp; Deneyimlerinizi zenginleştirin.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Sıradanlıktan uzaklaşın, yaşamınıza farklılıklar katın, kendinize farklı beceriler ekleyebilmek için girişimlerde bulunun.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">3.&nbsp; Bağlantı halinde kalın, bağ kurun.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Bağ kurmak zorlayıcı yaşam olaylarıyla başedebilmenizde size yalnız olmadığınızı, her şeye rağmen yanınızda size inanan, sizi değerli bulan insanların var olduğu gerçeğini hatırlatır. Duygularınızı gören ve destekleyebilen şefkatli insanlarla bağlarınızı geliştirin. Sosyal ilişkilerinizi geliştirin dostlarınızla ilişkilerinizi güçlendirmek için emek verin. Kendinizi yakın hissettiğiniz ortak amaçlar taşıdığınız gruplara ve topluluklara katılın.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">4.&nbsp; Beden sağlığınızla ilgilenin.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Bedeninize bakın koruyun güçlendirin.&nbsp; Sağlıklı beslenmek, su içmek, hareket ve egzersiz bedensel gücünüzü arttıracaktır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">5.&nbsp; Doğayla temas halinde kalın.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Doğayı canlıları mevsimleri izleyin ve doğal akışa eşlik edin, açık havada daha çok zaman geçirin.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">6.&nbsp; Maneviyatınızı güçlendirin. </span></strong><span style="font-size:12.0pt">Manevi olarak size kendinizi daha iyi hissettirecek rutinler, aktiviteler belirleyin. Dua, meditasyon, yoga gibi etkinliklere katılın. İhtiyaç sahibi insanlar için manevi sosyal sorumluluk organizasyonlarına destek olun.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">7.&nbsp; Yaşamınızda size ilham veren amaçlar bularak, yaşamınızı anlamlandırın.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Ulaşılmaz gibi görünen o büyük hedefler yerine “Bugün başarabileceğim, gitmek istediğim yere beni ulaştıracak ne yapabilirim?” sorusu üzerinde çalışın.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">8.&nbsp; Yaşadığınız zorlayıcı duygularda duyguya kendinizi kaptırmak yerine duygunuzu kabul edin </span></strong><span style="font-size:12.0pt">ve bir an önce, “Neye ihtiyacım var? Ne gibi çözüm yolları bulabilirim?” vb. sorularla çözüm odaklı olmayı seçin.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">9. Değişime direnmeyin, eşlik etmeyi seçin.</span></strong><span style="font-size:12.0pt"> Değişim hayatın bir parçasıdır, direnmeyi değil kendinizde düzenlemeler yaparak değişimi anlamak kendi becerilerinizi geliştirmek için emek verin. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Psikolojik sağlamlık, insana özgü her zorlayıcı durumun içinde bir armağan gizli olduğu fikrini kabul edebilmek, düşmemek değil düştükten sonra kendi ellerinden kendi tutarak, umutla yeniden yola devam edebilmektir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;<strong>Umudunuzun hiç bitmediği mutlu günler dilerim.</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">Psikolojik Danışman</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">Elif DİKİLİTAŞ</span></strong></span></span></p>

<div>
<div>&nbsp;</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Feb 2023 18:37:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/elif-dikilitas-psikolojik-danisman-1677339397.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Can Dostlarımız</title>
                <category>Murat ALPAY / VETERİNER HEKİM</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/can-dostlarimiz-4</link>
                <author>murat@ajansyedisekiz.com (Murat ALPAY / VETERİNER HEKİM)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/can-dostlarimiz-4</guid>
                <description><![CDATA[Can Dostlarımız]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><strong><span style="font-size:12.0pt">SOKAK HAYVANLARI SORUNUMUZ MU,SORUMLULUĞUMUZ MU?</span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Merhaba sevgili “YediSekiz” okurları.Bu ilk köşe yazımda sizlere tüm dünyada ve ülkemizde sorun olarak tanımlanan&nbsp; adına sokak hayvanları dedikleri, mahallemizin, semtimizin ve tüm doğanın en az bizler kadar sahibi olan sokakta yaşayan kedi - köpeklerden ve bu ‘sokak hayvanı sorunu’ adı verilen sözüm ona sorunun nasıl ortaya çıktığından bahsedeyim.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İnsanoğlunun henüz avcı ve toplayıcı olduğu buzul çağının son dönemlerinde yani yaklaşık 11 bin yıl önce korku duyulan vahşi bir etobur olan kurtların yemek bulma çabası insanlara yaklaşmasını sağlamıştır. Her canlıdan faydalanıp kullanma içgüdüsü 11 bin yıl önce de genlerimizde olacak ki hızlıca evcilleşen kurtları kendi aralarında melezleyip farklı amaçlar için kullanmaya başladık. Kimi ırkı avlanmada kimisini korumada ve bekçilikte kimisini de yön bulmada kullandık. İlk zamanlardan beri birçok işte insanların asistanı oldu&nbsp; köpekler. Hatta insanın bilinen en eski dostu halini aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kedilerin&nbsp; hikayesi ise insanoğlunun çiftlik yaşamına geçtiği zaman dilimi olan yaklaşık 6 bin yıl önce yine yemek bulma çabası ile vahşi kedigillerin insana el uzatıp kolunu alamaması ile başlar. Fare,börtü böcek ve hatta yılan yakalamada kullanmak üzere bir parça ekmek verilen kediler ise hızlıca evlerin içine girecek kadar evcilleştiler.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evet,binlerce yıldır karşılıklı fayda sağlanılarak yürütülen bu dostluk nasıl oldu da ailenin bir bireyi olarak görülen kedi ile köpeğin sokakta yaşayan zombiler gibi görünmesine sebep oldu?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Elimizle evcilleştirdik,eğittik ve en önemlisi kontrolsüz ürettik. Her doğumda 3 ile 10 yavru doğurabilen bir canlıyı doğadan koparıp elimizle sayısını artırdık.Farklı ırklar elde etmek için melezleme çalışmaları ile hatalı genleri fiziksel eksikliklerini göz ardı ederek ürettik.Doğada olsa eşleşemeyecek genleri bir araya getirip toplamda 10'u&nbsp; geçmeyecek ırk sayısını binlere çıkardık. Gün geldi hassas varlıklar olarak görülmesi gereken canlar hediye edilecek varlıklar oldu. Ortalama 15 yıl ömre sahip canlılar oldukları için ve hızlıca büyüyüp bebek sevimliliğinden çıktıkları için keyifli bir hediyeden çok zulme dönüşen sahiplik içgüdüsü onların evden tahliyesine sebep oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Binlerce yıl önce doğadan kopardık ,oynadık ,kullandık,sıkıldık tekrar doğaya bıraktık ve oradalar diye rahatsız olup sokak hayvanları diye yaftaladık, zehirledik ,başına kürekle vurarak öldürdük. Kendi yarattığımız sorunu kendimiz çözemedik. Bir lokma ekmeği,bir metrekare yatacak yeri,bir yudum suyu ve havayı paylaşamadık. Doğa onlara yeterdi biz izin vermedik.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;Halbuki biraz sevgi ve vicdan ile sorun olmaktan çıkacak bu konunun bilimsel çözümleri elbette ki var. Bir sonraki yazımda paylaşacağım keyifli bilimsel çözümler için lütfen yazılarımızı takip edin sevgiyle kalın.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Arial,&quot;sans-serif&quot;">Murat ALPAY Veteriner Hekim</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Feb 2023 15:47:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/veteriner-hekim-murat-alpay-1677069877.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SPOR &amp; FUTBOL</title>
                <category>Mustafa Çevik / SPOR GAZETECİSİ / YORUMCU</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/spor-futbol-3</link>
                <author>mustafacevik@ajansyedisekiz.com (Mustafa Çevik / SPOR GAZETECİSİ / YORUMCU)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/spor-futbol-3</guid>
                <description><![CDATA[SPOR & FUTBOL]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DENEME</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Feb 2023 19:05:49 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/mustafa-cevik-spor-gazetecisi-yorumcu-1676909101.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Reklam &amp; Pazarlama</title>
                <category>Yasin Yaka / REKLAM YAZARI</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/reklam-pazarlama-2</link>
                <author>yasinyaka@ajansyedisekiz.com (Yasin Yaka / REKLAM YAZARI)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/reklam-pazarlama-2</guid>
                <description><![CDATA[Reklam & Pazarlama]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>DENEME</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Feb 2023 18:57:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/yasin-yaka-reklam-yazari-1676908507.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mimari &amp; İç Mekan Tasarımı</title>
                <category>Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR</category>
                <link>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/mimari-ic-mekan-tasarimi-1</link>
                <author>neseyilmaz@ajansyedisekiz.com (Neşe Yılmaz Ergül / YÜKSEK MİMAR)</author>
                <guid>https://www.ajansyedisekiz.com/makale/mimari-ic-mekan-tasarimi-1</guid>
                <description><![CDATA[Mimari & İç Mekan Tasarımı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>deneme</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Feb 2023 01:53:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ajansyedisekiz.com/images/kullanicilar/2023/02/nese-yilmaz-ergul-1676501363.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
